Ergenekon sanığından Cumhuriyet mitingi açıklaması

Ergenekon sanığından Cumhuriyet mitingi açıklaması
Birleştirilen Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından İbrahim Özcan, Savcı Pekgüzel'in, "Telefonda görüştüğünüz ve kendisinin astsubay olduğu anlaşılan kişi, sizin ona promosyon olarak verdiğiniz afişleri nereye dağıtması gerektiğini soruyor. Buna

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edilen Birleştirilen Ergenekon davasının bugün görülen 45'inci duruşmasına tutuklu sanıklardan Mehmet Haberal, Levent Ersöz, Fatih Hilmioğlu ve Oğuz Bulut katılmadı. Diğer 37 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıklardan Yalçın Küçün, Sevim Utku Gümrükçü, İlyas Çınar ve Emin Şirin hazır bulundu. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay ile Genel sekreter Nurşen Tekin'in de aralarında bulunduğu bir grup, duruşmaya izleyici olarak katıldı.

Tutuklu sanık İbrahim Özcan'ın, önceki oturumda yarım kalan çapraz sorgusuna devam edildi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, "Astsubay olduğu anlaşılan bir kişi ile yaptığınız telefon görüşmesinde bu kişiye promosyon kitap ve afiş verdiğiniz anlaşılıyor. Bu kişi de verilen promosyonları nereye dağıtacağını size soruyor. Promosyon verdiğiniz kişilerin bu promosyonları nereye vereceği konusunda bir tasarrufu olamaz mı?" diye sordu. Sanık Özcan bu soruyu, "Telefon konuşmamızda promosyonları bizkackisiyiz.com'a vermek istediğini söyledi. Biz de afişlerin sadece belli kuruluşlar yada gruplar tarafından alınmasını istemiyorduk. Cumhuriyet mitinglerine de gitmedik. Bu mitingleri de desteklemiyorduk ve afişleri de onların almasını istemiyorduk. Biz sadece Ankara'da Anıtkabir'de düzenlenen organizasyona katılmıştık. Afişleri de orada verdik. Herkes gelsin alsın istedik. hepsini birden bir grubun almasını istemedik." diye konuştu.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını bitirmesinin ardından Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, taleplerin alınmasıyla duruşmaya devam edeceklerini açıkladı. Tutuklu sanıklardan Mustafa Balbay, mahkemede yapılan yargılamanın haricinde bir de mahkeme dışında kamuoyu tarafından bir yargılama daha yapıldığını belirterek, "Tutuklu olduğumuz için kamuoyunca yapılan değerlendirme ve ikinci yargılamaya cevap verme şansımız olmuyor." dedi.

Halkı, hükümete karşı silahlı isyana teşvik ettiğinin iddia edildiğini belirten Balbay, "Bu durum bir gazeteci için çok ağır bir suçlama. 'Genç subaylar rahatsız' başlığıyla yaptığım haberle ülkeyi kaosa sürüklediğim de iddia ediliyor. Bakın bazı meslektaşların, davanın devam etmesi halinde olacağını iddia ettikleri olaylar daha az mı kaos ortamıdır. Biz sadece haberleri okuyucuya sunarız ancak şimdi ben yazdıklarımla suçlanıyor ve yargılanıyorum. Başbakan da geçenlerde gazeteciler kötü yazmazsa ekonomi kötü olmaz diye bir açıklama yaptı. Bu da tartışmalara neden oldu." şeklinde konuştu.

Türkiye'de hiçbir TV kanalının yasal olmadığını belirten Balbay, "Çünkü geçmiş hükümetlerde olduğu gibi halihazırdaki hükümet de frekans ihalesi yapmıyor. Yarın başka bir hükümet gelirse o da aynı şekilde bu ihaleyi açmayacaktır. Çünkü bu ihaleler yapılır ve basın kuruluşları ruhsatlarını ellerine alırsa kendilerini daha özgür ve daha güçlü hissederler. Ancak medya üzerinde baskı oluşturmak için bu ihaleler gerçekleştirilmiyor. Tutuklulukta makul süresini tamamladığını ileri süren Balbay, tutukluluğunun ikinci yılına girdiğini belirterek tahliyesini talep etti.

Tutuklu sanıklardan gazeteci Tuncay Özkan, Kanaltürk televizyonunda vergi kaçırdığı, usulsüzlük yaptığı iddiaların dava dosyasına konulduğunu belirterek, yürümekte olan 16 davaya ilişkin vergi kontrolörleri raporlarıyla, vergi kaçırdığı iddialarının ortadan kalktığını söyledi.

İstanbul 2. ve 5. vergi mahkemelerince bu davalara ilişkin verilen kararlarda, "Usulsüzlük ve özel usulsüzlük dayanaklarının ispatlanamadığının" yer aldığını ifade eden Özkan, kendilerine verilen vergi cezalarının bu mahkemelerin verdiği kararla aiptal edildiğini ifade etti.

Bu kadar çabuk tükenen bir iddianame görmediğini ifade eden Özkan, "Türkiye'de kocaman bir cehalet, akılları ve yürekleri esir almak için mahkemenin içinde ve dışında çalışmaya devam ediyor. Bu peşin cezanın amacı ne? Bn daha ne kadar kalacağım? Müebbeet hapis cezası istemiyle yargılanıyorum diye, müebbet hapsi burada yaşamam mı gerekiyor.. Benim tutukluluktaki makul sürem nedir?" şeklinde konuştu.

Öte yandan Çağdaş Gazeteciler Derneği adına yazılı basın açıklaması yapıldı. Dernek Başkanı Ahmet Abakay'ın imzasıyla hazırlanan açıklamada, "Meslektaşlarımız Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve Hikmet Çiçek'in duruşmasını izlemeye ve mümkün ise görüşmeye geldik. Gazeteci arkadaşlarımız için endişemiz şudur. Uzayan tutukluluk artık infaza yani cezaya dönüşmüştür. Kaçma ihtimalleri olmayan, delil karartacak durumu bulunmayan arkadaşlarımızın tahliye edilmesini, davalarının tutuksuz devamı hem ulusal yasalarımız hem uluslar arası hukukun gereğidir. Geciken adalet, adalet değildir." denildi.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.