Bakan Çelik'i nasıl yanılttılar?
İŞTE BİR YALANIN ANATOMİSİ
Erzincan Ergenekon Davası kapsamında yapılan aramalar ve el koymalarda şuan Erzurum Cezaevinde tutuklu bulunan Başçavuş Orhan Esirger’in evinde ele geçirilen 183 Nolu CD kriminal incelemeye alındı. CD’de çeşitli fişleme bilgileri çıktı. Jandarma personeli tarafından hazırlanan CD’de Org. Saldıray Berk ve aleviler hakkında çıkan belgede birebir olarak şöyle yazıyordu:
“3’ncü Ordu Komutanı Org.Saldıray BERK ile ilgili değerlendirme
Saldıray BERK Erzincan ve civarında bulunan alevi köyleri ile yakından ilgilenmektedir. Bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için Ordunun imkanlarını kullanmaktadır. Yaptığı bu faaliyetler dolayısıyla alevi köyleri ve dedeler tarafından sevilmekte ve kendisine takdir beratları verilmektedir. Saldıray Berk sünni köylerle ve sünni liderlerle ilgilenmemektedir.
Saldıray BERK’in alevi köy ve dedeleri ziyaretlerinde hanımefendi her zaman kendisine eşlik etmektedir.
Saldıray BERK’in cemevleri ve alevi köylerine olan ilgisi kendini meşrep olarak Aleviliğe yakın hissetmesinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir.”
İddianameyi hazırlayan savcılar tutuklu sanık Astsubay Orhan Esirger’in bilgisayarındaki bu bilgiyi iddianameye koydular. İddianamenin temel konularından biri Erzincan-Ergenekon yapısının bölgede Alevi-Sünni çatışması çıkarmaya çalıştığıydı.
Bu çerçevede yapının bir kolu Alevileri tahrik ederken, diğer kolu Sünnileri tahrik ediyordu.
Ancak yukarıda tırnak içi olarak verdiğimiz bölüm komple tutuklu Ergenekon Sanığı Astsubay Orhan Esirger’e ait olmasına rağmen, CHP Lideri Deniz Baykal Meclis Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında iddianamede alıntının yapıldığı yerle ilgili alttaki ve üstteki bilgileri okumadı. Baykal Berkle ilgili ve Alevilere yönelik ayrımcılık içeren ifadeleri savcıların ifadesiymiş gibi alenen çarpıtarak ve yalan söyleyerek okudu.
Aynı yalan Cumhuriyet Gazetesi’nin manşetini de süsledi. Yukarıda tırnak içinde verdiğimiz bölüm, iddianamede savcının ifadesiymiş gibi tırnak içi verilerek Cumhuriyet’in manşetine konuldu. O tırnak içindeki ifadeyi savcının 183 nolu CD’den aldığına dair hiçbir ifade yoktu. Cumhuriyet de iddianameyi çarpıtarak, metnin yukarı ve aşağı kısımlarını keserek alenen yalan söyledi.
Sonra topu İlker Başbuğ aldı. Hafta Başında bütün medyanın ilgi gösterdiği Terör toplantısında, “TSK’nın köylere yardım yaptığını, yapmaya devam edeceğini bunun görevleri olduğunu” söyleyerek, Cumhuriyet ve Baykal’ın ortaya attığı yalan alevine benzin döktü. Başbuğ kendi personeli olan bir Astsubay’dan böylesine ayrımcı ifadeler içeren dökümanlar hazırladığı için hesap soracağına, kamuoyu önünde bundan dolayı özür dileyeceğine, fırsattan istifade aynı yalanı sahiplenerek Savcılara yüklendi. Başbuğ’un olayın gerçeğini bilmemesi düşünülemez. Emrindeki onlarca hukuk personeli ve Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu’nun kendisini bilgilendirmemiş olması düşünülemez. Ya da diğer örneklerinde gördüğümüz gibi, altındaki bu ekibin kendisine yanlış bilgi verdiği, ıslak imza ve ve law silahlarında olduğu gibi kamuoyu önünde yalancı durumuna düşürüldüğü ortaya çıkar.
Gelelim ismi Balyoz Darbe Planı’nda “işbirlikçi” olarak geçen gazeteci ekibine…
Hepsi işin üstüne atladılar. Baykal&Cumhuriyet yalanını Başbuğ’un sözleri sonrası “atıl kurt” mesajı olarak algıladılar ve saldırıya geçtiler. Ahmet Hakan’ı, Mehmet Tezkan’ı dahil onlarca yazar bu yalandan hareketle savcıları topa tuttu.
Peşine Şükrü Küçükşahin sahne aldı. O da iddianamedeki o ifadelerin Sanırk Esirger’den ele geçerilen 183 Nolu CD’den çıktığını söylemeden, konuyu Bakan Faruk Çelik’e sordu.
Bakan Çelik de diğer cahil ordusu gibi iddianameye bakmadan konuyu incelemeden bodoslama üstüne atladı ve bugün Hürriyet’in manşetini süsleyen “Ne olmuş Alevi köyüne gitmişse” dedi ve Savcılara yüklendi.
Bir Bakan, hele de Alevi Açılımı’ndan sorumlu Bakan, günlerdir Alevileri yakından ilgilendiren bu yalan döndürülürken, danışmanlarına, altındaki personele “şu işin aslı nedir” demez mi? İddianamedeki o bölümleri çıkarttırmaz mı? İnternette bile olan Ek Delil klasörlerinden 183. Nolu CD’deki o bölümü resmen istetmez mi? Bir Bakan, kamu adına hareket eden bir savcıyı nasıl böylesine alenen yalana dayalı olarak suçlar?
Peki Şükrü Küçükşahin, iddianamede bu kısmın Sanık’tan çıktığını söylemeden, yani soruyu çarpıtarak Bakan’a nasıl sorar? Bu gazeteciliğe sığar mı? Ey herkese ahlak edep dersi vermeye çalışan Şükrü Küçükşahin bu çarpıtmayı neden yaptın?
***************
İŞTE O HABER VE YAZILAR
İmanımı kurtar Ekrem
Ahmet Hakan 18 Mart
BİRKAÇ gündür, Ergenekon’un ne denli canavar bir yapılanma olduğuna dair zaten zayıf olan imanımı, Allah muhafaza etsin, büsbütün kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayım...
Bu nedenle Zaman Gazetesi’nin çok değerli yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı kardeşimden bir “himmet” bekliyorum.
Mesele şudur:
Günlerdir Zaman Gazetesi’nde “Üçüncü Ordu Komutanı Org. Saldıray Berk’in yaptığı fenalıklar” konulu haber ve yorumları okuyorum.
Ben tam da “Bu Saldıray Berk de tipik bir Ergenekoncu imiş...” noktasına gelmiştim ki...
Saldıray Berk hakkında hazırlanan “iddianame”de beni darmadağın eden “bilgi” ile karşılaştım.
“İddianame”de yer alan bilgi şudur:
“Saldıray Berk Erzincan ve civarında bulunan Alevi köyleri ile yakından ilgilenmektedir. Bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için ordunun imkânlarını kullanmaktadır. Yaptığı bu faaliyetler dolayısıyla Alevi köyleri ve dedeler tarafından sevilmekte ve kendisine takdir beratları verilmektedir.”
Sevgili Ekrem Dumanlı kardeşim...
Lütfen bana izah eder misin?
Bir generalin bir Alevi köyündeki okulu onarması ile “Ergenekonculuk” arasında nasıl bir bağ kuruluyor?
Alevi köylerine yardım etmek, ayrımcılık yapmak mıdır?
Alevi köylerine cami yapmak ile Alevi köylerinin okullarını onarmak arasında bir fark yok mudur?
Sünni köyleri ve şeyhler tarafından sevilmek makbuldür de, Alevi köyleri ve dedeler tarafından sevilmek Ergenekonculuk mudur?
Yetiş ya Ekrem...
Yoksa bu sorular benim imanımı çalacak...
ERZİNCAN SORUŞTURMASI
Deniz Baykal 9 Mart Grup Toplantısında
İddianame 1 haftada hazırlandı. Ergenekon iddianamesi yıllardır yazılamamıştı. Gizli tanıkların ifadeleriyle bezenmiş bir iddianame.
İddianameden bir bölüm okuyacağım: “3. Ordu Komutanı Saldıray Berk ile ilgili değerlendirme falan dosyadan aynen Erzincan ve çevredeki alevi köyleri ile özel olarak ilgilenmekte. Bu köylerin ihtiyaçlarının, giderilmesi için ordunun imkânlarını kullanmaktadır. Yaptığı yardımlardan dolayı alevi deleri tarafından sevilmektedir. Ergenekon Silahlı Terör örgütünün (Ortada ne yargı var arkadaş hükmünü vermiş) Erzincan yapılanmasının lideri olduğu şüpheli Berk’in niyetini ortaya koymaktadır. Bir ordu komutanının mezhep ayrımcılığı yapması, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’nün (yine aynı hatayı yapıyor)ülkemizde yaşayan insanlar arasında çatışma çıkararak yürütme organının zafiyete düşürülerek ülkede kaos ortamı yaratılarak askeri darbeye zemin hazırlanması hedefiyle örtüşmektedir.”
Bu nasıl vahim bir manzara içinde olduğumuzu bize göstermiyor mu? Bu gerekçeyle bir ordu komutanını şüpheli olarak ilan edip soruşturma sürdürülüyorsa bu hangi demokrasi anlayışına hizmet eder. Yazıklar olsun.
Artık Türkiye’de gerçekten hepimiz sözün bittiği noktadayız.
Türkiye’de bu zihniyet Türkiye’yi yönetiyor. Bu zihniyeti bir an önce iktidardan uzaklaştırmak tek çaredir.
Komisyonda Ergenekon kavgası
12 Mart
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül ile CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin arasında “ulan”, “hadım” gibi sözcüklerin de geçtiği bir tartışma yaşandı. Erzincan’daki Ergenekon operasyonunun tartışıldığı komisyon toplantısı bu kavga nedeniyle yarıda kaldı.
Komisyonda dün CHP Sivas milletvekili Malik Ecder Özdemir, Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’a dönük kınama bildirisini komisyonun gündemine getirdi. Şanal’ın, 3’üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’e yönelttiği suçlamalar arasında Alevi köylerine yapılan hizmet ve yardımların da bulunduğunu belirten Özdemir, “Bu açık bir ayrımcılık, Anayasa’yı ihlâl suçudur” dedi
18 Mart Hürriyet Manşet
Köy ziyareti darbe için!
Radikal 3 Mart 2010
İddianamede yer verilen en enteresan bilgilerden biri de, astsubay Orhan Esirger’de bulunduğu ileri sürülen CD’deki, Orgeneral Berk’e ilişkin değerlendirmeler. Berk için şöyle deniyor: “Erzincan ve civarındaki Alevi köyleri özel olarak ilgilenmekte, ihtiyaçlarının giderilmesi için ordunun imkânlarını kullanmaktadır. Yaptığı yardımlar nedeniyle Aalevi köyleri ve dedelerce sevilmekte, kendisine takdir beratları verilmektedir.” Ayrıca, Berk’in Alevi köylerini ziyaretinde çekilmiş dört fotoğrafa da yer veriliyor.
Savcı Aksakal, bu değerlendirmeyi şöyle yorumluyor: “Ordu komutanının mezhep ayırımcılığı yapması Ergenekon Örgütü’nün ülkemizde yaşayan kişiler arasında çatışma çıkararak toplumsal barışın bozulması, buna bağlı olarak yürütme organının zafiyete düşürülerek kaos ortamı yaratılması ve askeri darbeye zemin hazırlanması amacıyla örtüşmektedir.”
Orgeneral Berk’in ‘Alevi sevgisi’ iddianame ekine girdi
Milliyet 10 Mart 2010
ERZURUM, (DHA)
ERZİNCAN’da irtica ile mücadele eylem planı uygulamaya konulduğu iddiasıyla hazırlanan Ergenekon soruşturması iddianamesinin bir numaralı şüphelisi olarak hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenen Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in ‘Alevi sevgisi’ne iddianamenin ekleri arasında yer verildi.
Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ve Erzurum Özel Yetkili İkinci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Ergenekon iddianamesinin ekleri arasında ‘3’ncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile ilgili değerlendirme’ bölümünde şu ifadeler dikkat çekti: “Saldıray Berk Erzincan ve civarında bulunan Alevi köyleri ile yakından ilgilenmektedir. Bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için ordunun imkanlarını kullanmaktadır. Yaptığı bu faaliyetler dolayısıyla Alevi köyleri ve dedeler tarafından sevilmekte ve kendisine takdir beratları verilmektedir. Saldıray Berk Sünni köylerle ve Sünni liderlerle ilgilenmemektedir. Saldıray Berk’in Alevi köy ve dedeleri ziyaretlerinde hanımefendi her zaman kendisine eşlik etmektedir. Saldıray Berk’in cemevleri ve Alevi köylerine olan ilgisi kendini meşrep olarak Aleviliğe yakın hissetmesinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir.”
CHP’den Gül’e Berk mektubu
Milliyet 5 Mart
Kış Tatbikatı ile ilgili haber
CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e mektup yazarak, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile ilgili iddialar doğruysa gereğini yapmasını, değilse “başkomutan” sıfatıyla Berk’e sahip çıkmasını istedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Özdemir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında mektubunu okudu. Berk hakkında hazırlanan iddianamede, şüphelinin suç hanesinde, “Alevi köylerine okul yaptırdığı, hizmet götürdüğü” ifadesinin yer aldığını anımsatan Özdemir, TSK’nın, terörün yoğun olduğu bölgelerde, terörle mücadele kapsamında yoksul köylere okul yaptırdığını, yoksul öğrencilere yardımda bulunduğunu vurguladı.
Özdemir ayrıca “Berk’in komutasında, Sarıkamış’ta bugün (dün) TSK 2010 Kış Tatbikatı gerçekleştirilmektedir. Savcının iddianamesinde silahlı terör örgütü kurmak suçundan 15 yıl hapisle cezalandırılmasını istediği bir insana orduyu nasıl komuta ettiriyorsunuz” sorusuna yer verdi.
ANKARA Milliyet
'Suç hanesinde Alevilere okul yaptırmak yazıyor'
T24 - CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e mektup yazarak, ''3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile ilgili iddialar doğruysa gereğini yapmasını, değilse başkomutan sıfatıyla Berk'e sahip çıkmasını'' istedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi de olan Özdemir, düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Gül'e, bugün gönderdiği mektubu okudu.
Mektubunda, Özdemir, Orgeneral Berk hakkında hazırlanan iddianamede, şüphelinin suç hanesinde, ''Alevi köylerine okul yaptırdığı hizmet götürdüğü'' ifadesinin yer aldığını belirtti.
TSK'nın, terörün yoğun olduğu bölgelerde, terörle mücadele kapsamında yoksul köylere okul yaptırdığına, yoksul öğrencilere yardımda bulunduğuna işaret eden Özmedir, mektubunda şu görüşleri kaleme aldı:
''İddianameye göre, Berk'in yaptığı faaliyetlerden, Alevi köylerinin ayrık tutulması gerektiği, aksinin suç olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu iddianameden hareketle, Alevi köylerine hizmet götürmek suç mu? 3. Ordu Komutanlığı'nın, Alevi köylerine yardım yapmasını suç sayan Cumhuriyet Savcısı, görevi kötüye kullanmak suçunu işlemiştir.
Berk'in komutasında, Sarıkamış'ta bugün (4 Mart 2010) TSK 2010 Kış Tatbikatı gerçekleştirilmektedir. Savcı'nın iddianamesinde silahlı terör örgütü kurmak suçundan 15 yıl hapisle cezalandırılmasını istediği bir insana orduyu nasıl komuta ettiriyorsunuz? Savcının iddiaları doğruysa gereğinin yapılması için Cumhurbaşkanı sıfatıyla devleti harekete geçirin. İddianamedeki suçlamalar doğru değilse, başkomutan sıfatıyla komutanınıza sahip çıkmanızı diliyorum.''
Özdemir, bir soruyu yanıtlarken, ''TSK'da Alevi kökenli subaylar üzerinden bir karalama kampanyası yürütülüyor'' iddiasında bulundu.
CHP'li Özdemir, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve HSYK'ya suç duyurusunda bulunarak, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını istedi.
Alevi Sevgisi iddianameye girdi
Kanal d 10 Mart
Orgeneral Berk ile ilgili değerlendirmede ilginç ifadeler...
ERZİNCAN'da irtica ile mücadele eylem planı uygulamaya konulduğu iddiasıyla hazırlanan Ergenekon soruşturması iddianamesinin bir numaralı şüphelisi olarak hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenen Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in 'Alevi sevgisi'ne iddianamenin ekleri arasında yer verildi.
Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ve Erzurum Özel Yetkili İkinci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Ergenekon iddianamesinin ekleri arasında '3'ncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile ilgili değerlendirme' bölümünde şu ifadeler dikkat çekti:
"Saldıray Berk Erzincan ve civarında bulunan Alevi köyleri ile yakından ilgilenmektedir. Bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için ordunun imkanlarını kullanmaktadır. Yaptığı bu faaliyetler dolayısıyla Alevi köyleri ve dedeler tarafından sevilmekte ve kendisine takdir beratları verilmektedir. Saldıray Berk Sünni köylerle ve Sünni liderlerle ilgilenmemektedir. Saldıray Berk'in Alevi köy ve dedeleri ziyaretlerinde hanımefendi her zaman kendisine eşlik etmektedir. Saldıray Berk'in cemevleri ve Alevi köylerine olan ilgisi kendini meşrep olarak Aleviliğe yakın hissetmesinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir
HACI BEKTAŞ YÖNETİM KURULU
1- Sadık DÜZGÜN : HÜSEYİN OĞLU ERZİNCAN 1962 DOĞUMLU ERZİNCAN-MERKEZ NÜFUSUNA KAYITLI ÜÇKONAK MAH. 279 SOKAK NO:15/2-2 ERZİNCAN
2- Binali BİRCAN : HÜSEYİN OĞLU ERZİNCAN 1955 DOĞUMLU ERZİNCAN-MERKEZ NÜFUSUNA KAYITLI ARSLANLI MAH. 224 SOKAK NO:8/1 ERZİNCAN
3- Kazim ERDOĞAN: GÜZEL OĞLU ERZİNCAN 1942 DOĞUMLU ERZİNCAN-MERKEZ NÜFUSUNA KAYITLI CUMHURİYET MAH. ALİEKBER ÇİÇEK CADDESİ NO:41 ERZİNCAN
4- Alettin FIRAT : AŞUR OĞLU ERZİNCAN 1946 DOĞUMLU ERZİNCAN-MERKEZ NÜFUSUNA KAYITLI YOĞURTLU BELDESİ BAYRAK MAH. ÇAĞLA SOKAK NO:1 ERZİNCAN
5- Deniz GEDİK: ASIM OĞLU ERZİNCAN 1971 DOĞUMLU ERZİNCAN-MERKEZ NÜFUSUNA KAYITLI AKŞEMSETTİN MAH. 668 SOKAK NO:24 ERZİNCAN


HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.