Asayiş Ber-Kemal
Bunlardan birisi “Muhafaza-i hukuk-ı ibadullah” yani Allah’ın kullarının haklarını koruyup kollamaktır.
Bir diğeri toplumun refah seviyesinin yükseltilmesi anlamına gelen “Terfih-i ibadullah”dır.
İnsan hakları müdafii gibi görünüp toplumlarına her türlü zulmü reva gören batıyla Osmanlı Devleti mukayese edildiğinde insanları koruyup gözetmenin ve onlara insanca yaşama hakkı tanımanın ilahi bir mesuliyet olarak algılandığı göze çarpmaktadır.
Bunun tabii bir sonucu olarak da huzurlu ve asayiş problemlerinin az olduğu bir coğrafya karşımıza çıkmakta, Batı’nın elçi ve seyyahlarının raporları da bu durumu teyit etmektedir.
16. asırda Fransa Elçisi J.Chesneau: "Osmanlı’da Nizam ve asayiş inanılmaz derecede kuvvetli idi. Geceleyin şehirdeki muhafaza için elinde bir sopa ve fener ile gezen tek bir kimsenin dolaşması kafi idi..." demektedir.
17. asırda ise Thavenot: "Bir milyonluk büyük İstanbul şehrinde dört yılda dört katil vakası görülmemiştir. Ticari emtia ile dolu muazzam kervansaraylar bir tek adam tarafından korunuyor..." demektedir.
Hazırlayan: Ahmet Çolak
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.