Türk Müziği nasıl yasaklandı?
Tek sesli olması dolayısıyla de ibtidâidir. Daha da ileri giderek: Kozmopolit ve egzotik, melankolik bir havası vardır, onun için bu mûsıkîyi kaldırıp atmalı, batı müziğini almalıdır.
1928 Ağustos ayında. İstanbul hayır kurumlarından biri Sarayburnu'nda, Park Gazinosu’nda büyük bir eğlence tertip etmiştir. Organizasyonun konukları arasında Atatürk de vardır. Orkestra Atatürk'ün sevdiği eserleri ve Toska operasından aryaları icra ederek sahneden çekilmiştir.
Boş kalan sahneye adeta Türk Mûsikîsini sabote edercesine kılıkları birbirine uymayan, çok dağınık görüntü sergileyen bir ekip çıkarılıyor. Çoğu amatörlerden kurulmuş acemi çocuklar. Sultaniyegâh faslı başladığında kalabalığı ve Atatürk’ü gören çocukların, elleri ayakları tutmaz olup saçmalamaya başlıyorlar.
Canı sıkıldığı ve öfkelendiği ani kalkışıyla anlaşılan Atatürk “Gidelim... bu mûsıkî bizim heyecanımızı ifade etmekten uzaktır”, demiş ve oradan ayrılmıştır.
Bu ifadeleri Türk müziğinin tasfiyesi için bir işaret olarak algılayan ve geçmişe dair her şeyin terk edilmesine matuf seferberlik ilan eden yönetici takımı radyolarda ve konservatuarlarda Türk müziğini yasaklamışlar, uzun süre radyolar susmuş, 1970’li yıllara kadar da Türk Müziği Konservatuarı açılamamıştır.
Hazırlayan: Ahmet Çolak
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.