Cinayetler Ergenekon işi mi?

Cinayetler Ergenekon işi mi?
Bayram Ali Öztürk Hoca’yı İsmailağa Camii’nde dua ettiği sırada bıçaklayarak öldüren Mustafa Erdal isimli katilin arkasındaki güçleri aydınlatmak üzere başlatılan soruşturmada 2 yılda ciddi bir aşama katedilememesi hukukçular tarafında

Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı, Çarşamba’ya yönelik iki cinayet olayının adi cinayetler olmadıklarına dikkat çekerek, “İki cinayetin de Çarşamba’da yaşayan mütedeyyin insanlara yönelik bir planın parçası olduğu çok açık. Böyle olunca da bu cinayetlerin perde arkalarında kimlerin olduğu çok ciddi şekilde araştırılması gerekiyor. Cinayetleri işleyen kişilerin çevrelerine, arkadaşlık ilişkilerine ve telefon görüşmelerine çok ciddi bakmak lazım. Hızır Ali Hoca cinayetinin perde arkasındaki güçler tam olarak aydınlatılabilseydi bu olay meydana gelmeyecekti” dedi.

HRANT DİNK OLAYI ÜZERİNE GİDİLDİ, CİNAYETLER KESİLDİ
Hrant Dink cinayetinin üzerine ciddi şekilde gidildiğini ve birçok kirli ilişkinin bütün detayıyla aydınlatıldığını kaydeden Avukat Yaralı, “Hrant Dink cinayetinin üzerinde hakkıyla durulunca cinayetlerin devamı gelmedi. Ama Bayram Ali Öztürk cinayetine bakıyorsunuz 2 yıldır soruşturma devam ediyor ama elle tutulur hiçbir şey yok. Önem verilmediği ortada” dedi. Soruşturmada 2 yılda 3 savcının değiştirilmiş olmasının sakıncalı olduğuna işaret eden Yaralı, “Soruşturmada savcının değişmesi yeni gelen savcının olaya vakıf olamaması sorununu doğurur. Soruşturmada her şey yazılı olacak diye bir şey yok. O açıdan Ergenekon soruşturmasında olduğu gibi bu tip olaylara bir savcının bakması ve dosya üzerinde uzmanlaşması daha gerekli olandır” şeklinde konuştu.

YARGI BAZILARINA HIZLI BAZILARINA YAVAŞ
Avukat Cüneyt Toraman ise yargının bazı olaylarda daha hızlı işlerken bazı olay veya kişilere karşı yavaş işlediğini söyledi. Bayram Ali Öztürk Hoca cinayetinin zamanlamasının Ergenekon yapılanmasının etkin olduğu bir döneme denk geldiğini işaret eden Cüneyt Toraman, “Ergenekonun darbeye yeltendiği dönemler belli. Bu olayın da zamanlamasına bakıldığında Ergenekon’un bir provokasyonu olduğunu düşünüyorum. Türkiye’yi darbe ortamına hazırlama projesiydi.”diye konuştu. Savcının birkaç kez değişmesinin anlamlı olduğuna vurgu yapan Toraman, “Soruşturmanın 2 yılda 3 savcı değiştirmesi olağan birşey değil, İstanbul’da 10 yıl aynı yerde görev yapan savcılar var. Savcının bile sık sık değişmesi olağanüstü bazı şeyler olduğunu gösteriyor. Benim kanaatim bir savcı isteseydi bu olayı 2 ay içerisinde çözebilirdi. Günümüzde teknoloji o kadar ileri düzeydeki teknik verilerle soruşturma çok kısa bir zamanda sonuca bağlanırdı. Benim kanaatin bu soruşturmanın örtbas edilmek istendiği yönündedir” diye konuştu.

HAKAN GÜNEŞ/İSTANBUL

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.