PKK-Ergenekon ilişkisine Demirel ne dedi?

PKK-Ergenekon ilişkisine Demirel ne dedi?
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Ergenekon davasında mahkemenin Türkiye'de derin devletin olup olmadığını ortaya koyacağını söyledi. Demirel, her vesile ile devleti kötülemek için fırsat saymayı üzüntüyle karşıladığını belirtti.

Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Çetin Özaçıkgöz ve Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri, 28 Kasım 1964 yılında Adalet Partisi Genel Başkanlığı'na seçilmesinin yıldönümü dolayısıyla Demirel'i evinde ziyaret etti. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Demirel, Ergenekon-PKK ilişkisiyle ilgili soruları da cevapladı. Demirel, "Ergenekon'un şu anda ne olduğu, neyi yaptığı, neyi yapmak istediği, yapmak istediği şeyi nasıl yapacağı hususu flu, net olmayan bir takım imaja sahip bir olay. Mahkemede bir olaydır. Mahkeme bütün bunları hepsini aydınlığa kavuşturacaktır. Mahkeme, Türkiye'de iki devlet mi var yani 'bir devlet, bir de derin devlet', tek bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi var; bunları da ortaya koyacaktır. Ergenekon davası veya hadisesi, devlet üzerindeki bütün spekülasyonları kaldıracaktır. Devletini her fırsatta bu kadar küçük düşürmeye niyetlenen bir ülke olmaz. Devlet herkese lazımdır. Eğer lazım olduğunda devlet fonksiyonunu yapamaz duruma getirilmişse çok geç kalınmıştır. Onun için Türkiye'nin demokratik kurallarını, kurumlarını koruması ve onun itibarını güçlü tutması lazım. He vesileyi devleti kötülemek için fırsat saymayı üzüntüyle karşılıyorum." diye konuştu.

Basın mensuplarının, "1993 yılında Bingöl'de 33 askerin terör örgütü PKK tarafından şehit edilmesi olayında, Milli Güvenlik Kurulu'nda genel affın konuşulduğu, ancak olayın ardından rafa kalktığı söyleniyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?" sorusuna karşılık da Demirel, böyle bir teklifin düşünülmediğini ve affa yönelik bir hazırlığın yapılmadığını söyledi.

"O acı hadiseden ne evvel, ne de sonrasında bir af söz konusu olmamıştır." diyen Demirel, "MGK af müessesesi değil. Af Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aittir. Affı hükümet teklif eder. Böyle bir teklif düşünülmüş, hazırlanmış değildir. O elim, o fevkalede acı hadiseden ne evvelinde ne de sonrasında af söz konusu olmamıştır. Esasen cinayetleri, ülkenin askerine, polisine silah çekip mahsun insanları katledenleri, şehit edenleri af ederek onun önlenebileceğine dair dünyada tek bir misal yoktur. Onun içindir ki öyle birşey olmamıştır. Bunlar aradan 15 sene geçmiş, 15 sene sonra sanıyorum ki bazı mihrakların kamuoyu önüne bazı konuları getirmek süretiyle zihin karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Öyle bir şey yoktur." dedi.

"1960 DARBESİ TÜRKİYE'YE BÜYÜK BİR ÜMİTSİZLİK VE KARGAŞA GETİRDİ"

1946'dan bu yana siyasi tarihin çok önemli bir kısmında var olduğunu dile getiren Demirel, 1960 sonrası Türkiye'nin çok zor bir Türkiye olduğunu ifade etti. Çok partili dönemde ilk patlağın bu dönem verildiğini anlatan Demirel, "1960 darbesiyle bana göre milli egemenlik iradesi halkın hür iradesiyle seçip getirdiği kimselerin teşkil ettiği parlemantonun kapatılması, parlemanterlerin hapse götürülmesi gibi olaylar, Anayasa'nın ortadan kaldırılması gibi olaylar, iyi yapıyoruz diye memleket sıkıntıya düştü diye, memleketi düzeltiyoruz diye yapılan bu olayların hepsi Türkiye'de büyük bir ümitsizlik, büyük bir kargaşa, büyük bir gerginlik meydana getirmiştir. 1980 sonrasında siyasi partiler kapatıldı. Bugün Türkiye onun sıkıntılarını çekmektedir. Partiler, parçalandı, orta sağ da parçalandı, orta sol da parçalandı. Partileri parçalamak kolay ama birleştirmek daha zor. Partileri halk bütünleştirecek. Şimdi yaşadığımız dönem hala partilerin parçalı olduğu, siyasetin parçalı olduğu dönemdir. Siyasetin zor olduğu bir dönemdir." şeklinde konuştu.

Halkın yeniden siyasete sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Demirel, devlet ile halk arasındaki köprünün siyaset olduğuna dikkat çekti. Bir ülkenin yönetiminde siyasi partilerin vazgeçilmez olduğunu kaydeden Demirel, şunları söyledi: "Siyasi partiler üzerine kurulu düzende kurumlar sadece siyasi partiler, siyasi muhalefet, siyasi iktidardan ibaret değildir. Bu sistemin işleyebilmesi için çoğulcu sistemde medyanın fonksiyonunu iyi yapması lazım. Bir ülkenin gelişmesi iyi idare iledir. İyi idare, halkın içerisinden çıkacak yönetimlerle halkın iradesine dayanan yönetimlerle olur."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.