Urumçi'de 1434 Müslüman tutuklandı

Urumçi'de 1434 Müslüman tutuklandı
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylar nedeniyle Urumçi'de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka kentlere de sıçrama olasılığı bulunduğu bildirildi. Ölü sayısı ısrarla aşağı gösterilirken, basına ve iletişime engelleme yapıl

Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ''onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin yaşamını yitirdidiği Uygur Özerk Bölgesi'nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını'' duyurdu. 

 

Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevkedilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar'da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.

Haberde, protestocu grupların Kaşgar'ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi.

-AYRINTI VERİLMİYOR-

Çin kaynakları, olayların 25 Haziran'da bir fabrikada çıkan kavgada 2 Uygur'un öldürülmesi üzerine çıktığını belirtirken, değişik kaynaklar söz konusu olaylarda ölümlerin çok daha fazla olduğunu bildiriyor.

 

Şinhua'nın haberinde, olaylarda ölen ve tutuklananların etnik kimlikleriyle ilgili ayrıntılara yer verilmedi.

Reuters Ajansı'nın yerel gözlemcilere dayandırarak verdiği haberinde ise, polisin Uygurlar'ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı bildirildi.

 

Polisin, Uygurlar'ın evlerine de girdiği belirtilen haberde, özellikle gençlerin tutuklandığı ifade edildi.

Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki etnik çatışmalardan kendisinin sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını reddetti.

AA


TÜMTÜRK: EN AZ 700 ÖLÜ VAR

Doğu Kürkistan kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Tümtürk: Çin'de ölü sayısının 700 olduğu yönde bilgi alıyoruz

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Seyit Tümtürk, geçen ay sonunda Çinlilerin Doğu Türkistanlılara yönelik başlattığı vahşetin her geçen gün büyüdüğünü ve katliama dönüştüğünü söyledi .

Bölgede yaşayan insanlarla en son yaptıkları görüşmelerde 700 kadar insanın öldürüldüğünün bildirildiğini, Çin haber ajanslarının bu sayıyı az göstermeye çalıştığını ifade etti.

Tümtürk, ilk olayların Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Türk bölgesini ziyaret ettiği gece başladığını ve oyuncak fabrikasındaki yatakhane baskınında 200'ü aşkın Türk'ün öldürüldüğü bilgisi aldıklarını kaydetti.

Tümtürk, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olayları bastırmak için sadece tepkilerini dile getirmeye çalışan insanlara yönelik katliam yaptığını belirtti.

Tümtürk, Çin'in Guangdong eyaletinin Shaoguan şehrinde bulunan oyuncak fabrikasında Türklerin köle gibi çalıştırıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Burada çalışan Türk kızlarına yönelik Çinlilerin sarkıntılık eylemi oldu. Bunun üzerine Doğu Türkistanlı gençlerin tepkisiyle karşılaşan Çinlilerin bir etnik çatışma içerisine girdiklerini öğrendik. Cumhurbaşkanı'mız Abdullah Gül'ün Çin'deki Türk bölgesini ziyareti gecesi de Shaoguan şehrindeki oyuncak fabrikasının yatakhanesi basıldı. Yatakhanede katliam yapan Çin'in, 200'ün üzerinde Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi katlettiğini öğrendik. Bu olayları protesto etmek isteyen üniversiteli gençlerimiz ve akademisyenlerimize karşı Çin polisi ve halkı saldırmıştır. Sadece amaçları yapılan soykırım niteliğindeki katliamı protesto etmek isteyen kardeşlerimizin üzerine ateş açılmıştır. Bu olayda en az 500 kişinin hayatını kaybettiğini öğrendik. Çin haber ajansı ve yetkilileri ölü ve yaralı sayısını düşük gösterdikleri yönünde bilgiler aldık. Artık bölgedeki insanlarımıza ulaşmamız da mümkün olmuyor. Bu bölgedeki Türklerin hayatlarında endişe ediyoruz."

Seyit Tümtürk, 700 olduğunu tahmin ettikleri ölü sayısının her saat artacağını ve daha fazla sayılara ulaşacağına dikkat çekerek, bu katliamı protesto edeceklerini dile getirdi.CİHAN

ÇATIŞMA MI, KATLİAM MI; ETNİK Mİ, ASKERÎ Mİ?

Anasol-D Hükümeti döneminde Türk Cumhuriyetleri ile İlişkilerden sorumlu Devlet Bakanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Ahad Andican, Urumçi'de yaşanan olayların perde arkasını şu şekilde açıkladı:

"28 Haziran'da bir Çin gazetesi 6 Uygur genci 2 Çinli kadına tecavüz etti diye yalan haber yapınca, Hong Kong'a yakın bir eyaletteki oyuncak fabrikasındaki Çinli işçilerle Uygur işçiler arasında çatışma çıkıyor. 2 Uygur gencinin öldürüldüğü olaylardan sonra büyük bir bölümü Çin Devleti'ne ait olan fabrika yönetimi, olayı Çinliler çıkarmasına rağmen, ayrımcılık yaparak 600 Uygur işçisini işten çıkarıyor. İşten çıkarılan Uygur işçiler konuyla ilgili Urumçu'deki ailelerine bilgi aktarınca, bu durumu protesto etmek isteyen Uygurlar bir yürüyüş düzenliyor. Birkaç bin Uygur Türk'ü gösteri yürüyüşüne başlayınca, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na ait içindeki tankların da olduğu askeri konvoyun hızla Urumçi'ye giriyor ve 4-5 saat devam eden çatışmalardan sonra 140 kişi öldürülüp ve 900 yakın insan da yaralanıyor…
Burada bir etnik çatışma yok. Çin resmi askeri teşkilatlarının göstericiler üzerine ateş açması ve onları öldürmesi var. Urumçi'deki olayda iki etnik grubun çatışması söz konusu değil. Asıl etnik çatışma bir hafta önce Hong Kong'a yakın bir eyalette meydana geliyor. Arada yaklaşık 7 bin kilometre mesafe var.
Çin resmi haber ajansı ölenlerin kim oldukları ve ne şekilde öldükleri konusunda bir açıklama yapmıyor. Yani ölenlerin içinde Han grubu Çinliler yok. Uygurlu Çinliler yok. Ölenlerin ve yakalananların tamamı Uygur Türkü. Şu anda Çin yönetimi ele başı iddiasıyla 90 küsur kişiyi arıyor. Onlar da Uygur Türkü.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.