HEP O DAIRE...        Darbeciler sakallarını tek tek yoldu...        "Bu akşamdan dersler çıkarılması lazım”...        CHP imamının derdi cemevi...         Sebze ve meyveleri yıkamak yetmiyor!...         Genelkurmaydan 12 Eylül Açıklaması...        Yenilmelerine rağmen sokaklara döküldüler...        Bursasporlular, Fenerbahçelilere döner bıçağı fırlattı...        29 yıl sonra gelen kupa taraftarı sokağa döktü...        Felçli iki kişi, düşünce gücüyle robot kollarını oynattı...        Patlamada 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı  ...        New York Borsası düşüşle kapandı...        
USD Alış 1.816 USD AlışUSD Satış 1.826 USD SatışEuro Alış 2.310 Euro AlışEuro Satış 2.325 Euro SatışAltın Alış 90.4060 Altın AlışAltın Satış 90.8990 Altın  Satış
 
 
26 C.Ahir 1433

17 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
D.Mehmet Doğan - Yeni Akit
2010-03-15

“Canbazınkulu” gitti...

Kimi “Abdullah”tır, kimi “Abdurrahman”dır, kimi de “Abdülaziz”!..
Birileri de “Abdülcanbaz”dır!
“Abdullah”, yani Allah’ın kulu. Bu ismi açıklamaya ihtiyaç yok. Bütün insanoğlu böyle adlandırılabilir; yani herkes Abdullah’tır. “Abdurrahman” yani Rahman’ın, yani müslüman kâfir bütün insanlara rahmetle muamele eden Allah’ın kulu. “Abdülaziz” yani Aziz’in kulu, yani kuvvet ve üstünlük sahibi Allah’ın kulu...
Gelelim “canbaz”ın kuluna...
Bilenler onun çizdiği karakterin aynısı olduğunu söylüyorlar. 1922’de Milas’ta doğmuş. Ailesi Girit asıllı imiş. Türkiye’de karikatür sanatının babalarından sayılıyormuş.
Bu sıfatı hak etmiş midir? Her halde etmiştir!
Hani adam oğluna, “oğlum sen bu halinle her şey olabilirsin, ama asla adam olamazsın!” demiş ya.
Karikatür sanatının en büyüğü olabilirsin ama, insana, insanlara saygı konusunda sıfır olabilirsin. Hatta sıfırın altında da kalabilirsin.
Turhan Selçuk ve neslinden bazı eşhas böyle idi.
Büyük şöhrete sahiptiler. Topluma mesaj verecek, akla, iz’ana, kardeşliğe, dostluğa davet edecek en önemli mevkilerde bulundular. Bütün işleri, kavga, çatışma tahrikçiliği idi. Toplumu dar çizgilerine sığmaya zorladılar.
İnsaniyet yönünden bir seviyeleri yoktu. Sıfır seviyesinde, hatta bazıları sıfırın da altında idiler, düpedüz çukurdular!
En önemlisi inanca, inançlılara; müslümanlara saygısızdılar. Onları tahkir, tezyif ve terzil etmek için ömürlerini harcadılar. Bu ülkenin büyük çoğunluğunu asla anlamak istemediler, hiç bir zaman anlamaya çalışmadılar; insan yerine koymadılar. Sözlüklerinin her zaman en başında kin ve nefret yazılı idi.
Bir gün bile, bir tek defa dahi, bir imanlı insanı olumlu surette çizmediler, yazmadılar. Hep düşmandılar onlara; her türlü hakarete layıktılar bu yüzden.
Bütün karaları, bütün renkli renksiz pislikleri büyük bir hınçla onlara çalmaya gayret ettiler.
Eğer bunu gerçek bir dinsizlikle yapıyorlarsa, diyecek bir şey yok. “İnançsızım. Bütün inananlara karşıyım!” Bunu diyen, kendi içinde tutarlıdır. Ona bu çerçevede söyleyecek lâfınız olmaz. İnanmamak da bir insanlık durumudur.
Ama ya kendisi inançlıysa, saldırdıklarından başka bir inancın sahibi ise? O inanca sahip olarak, o inancın bağnazı olarak imanlı insanları tahkir ve tezyif ediyorsa?
Biz onu külliyen inançsız sanıyorduk.
Meğer değilmiş. Bir şeylere inanıyormuş.
Meğer o da bir kulmuş, hem de canbazın kulu!
Hacıbektaş Dergâhı’nın bulunduğu kasabaya defnedilmeyi vasiyyet etmiş.
Bunlar her ağızlarını açtıklarında insaniyetçilikten, insanseverlikten, hümanistlikten dem vururlar. Eleştirdikleri, hor gördükleri insaniyetsizdir! İnsanlıktan nasipsizdir! Bunlar hürriyetçi, insan haklarından yana. Karaladıkları hürriyet düşmanı, insan haklarına karşı.
Canbazınkulu bu kimliği ile 28 Şubatcı üniversitelerden iki defa fahri doktora unvanı almış!
Avrupa Birliği muhafazakâr siyasetin konusu olunca, kıt siyasi zekâsıyla “başı örtülü domuz” karikatürü çizmiş. Müslüman halkımıza olan hıncını, kinini, nefretini, öfkesini... böylece kusmuş.
Domuzu çizerken aynadan yararlandığından şüphe yok!
Allahın, Rahmanın, Azizin, Rahimin, Gafurun.. kulu olsa idi, ondan insaniyet bekleyebilirdik. İtidal, hoşgörü, tesamuh umabilirdik.
Ama o canbazın kulu idi. Ondan canbazlıktan başka ne beklenebilirdi ki?
Son canbazlığı, inancını deşifre etmek oldu.
Saygı göstermeyen saygı ummamalı. Toprağı bol olsun!

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
"Şeriat İslam mı?" 5...
 
Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur!...
 
Çok mu karmaşık, cari açık?...
 
SELAM
GIYBET...
 
Sayın Özkes, böyle oluyor CHP'nin imamı!...
 
Müslim ile Gayrimüslim Eşit Değildir....
 
Ak Parti İlçe Başkanı kaçırıldı... TIK YOK!...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
Hasan Karakaya Deniz Feneri sönünce... Depremzede kadın fahişe ol...
 
Abdurrahman Dilipak Bir başka açıdan 28 Şubat...
 
Ali Karahasanoğlu 8. ve 9. Ceza üyeleri de darbe soruşturmasına alınmalı!...
 
D.Mehmet Doğan Yunus Emre Ankaralı mı?...
 
Yener Dönmez "Amerika"nın yerinde "Hacıbektaş" olsaydı?...
 
Ahmet Varol Bugünden Tarihe Doğru...
 
Kenan Alpay Suriye Halkını Es Geçen 'Süper' Stratejiler...
 
Hüseyin Öztürk Begova Camii ve Ahmet Davutoğlu...
 
Serdar Demirel Hadislerde Kur'an hakem olsun...
 
Nusret Çiçek Bir zamanlar düzen karşıtı idiler...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:25
Yatsı
22:05
 
 BİR AYET
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
 
 BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.