HEP O DAIRE...        Darbeciler sakallarını tek tek yoldu...        "Bu akşamdan dersler çıkarılması lazım”...        CHP imamının derdi cemevi...         Sebze ve meyveleri yıkamak yetmiyor!...         Genelkurmaydan 12 Eylül Açıklaması...        Yenilmelerine rağmen sokaklara döküldüler...        Bursasporlular, Fenerbahçelilere döner bıçağı fırlattı...        29 yıl sonra gelen kupa taraftarı sokağa döktü...        Felçli iki kişi, düşünce gücüyle robot kollarını oynattı...        Patlamada 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı  ...        New York Borsası düşüşle kapandı...        
USD Alış 1.816 USD AlışUSD Satış 1.826 USD SatışEuro Alış 2.310 Euro AlışEuro Satış 2.325 Euro SatışAltın Alış 90.4060 Altın AlışAltın Satış 90.8990 Altın  Satış
 
 
26 C.Ahir 1433

17 Mayıs Perşembe 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
D.Mehmet Doğan - Yeni Akit
2010-07-29

Gözyaşının kadrini bilmek

Gözyaşı hiç şüphesiz insanî hasletlerin en başında gelir.
Gülmek de insanî bir haslettir. Gülmek neredeyse bütün insanların hemen içine sokulabildiği bir hâlken, ağlamak asla öyle değildir.
Komedi bütün kültürlerde yaygın bir türken, insanları güldüren büyük ustalar, komik-i şehrler varken, aynı şey ağlatma için sözkonusu değildir.
Herkes anında arka arkaya güldürücü (komedyen) isimleri sıralayabilir, siz bir tane bile “ağlatıcı” ismi söyleyebilir misiniz?
Elbette bizi ağlatan insanlar, sanatçılar vardır. Ağlatanlar ancak ağlayanlardır! Daha doğrusu ağlayan bir insan bizi hüzne sürükler, hatta ağlatır. Halbuki güldürmek için ille de gülmek gerekmez!
Rol icabı ağlayan, gözyaşı döken aktörler var mıdır?
Olabilir! Veya ağlıyor tesiri uyandıranlar bulunabilir...
Yine de içerlerde bir yerleri ağlamadan bir insanın gözyaşı dökmesi asla mümkün değildir.
Herkes sahte kahkalar atabilir!
Katıla katıla gülüyor rolü yapabilir!
Siz hiç sahte kahkalar attığınız gibi, hıçkıra hıçkıra ağlamayı denediniz mi? Eğer denediniz ve gözyaşlarınızı akıttıysanız, bu ağlamanız asla sahte olamaz!
Gözyaşının kadrini bilelim! Yüce Peygamber, “Siz benim bildiğimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız” buyurmadı mı?
İslâm medeniyeti, hususen Osmanlı medeniyeti “gözyaşı medeniyeti”dir. (Ömer Öztürkmen’in bu isimde bir kitabı olduğunu da unutmayalım).
O medeniyetin özünde insanı insan yapan aşk ve sabır gibi hasletler yanında, gözyaşı da vardır. İhlas aşkla, sabırla, gözyaşıyla karılırsa işte ondan bize has olan medeniyet çıkar.
Bu topraklar üzerindeki edebiyatımızın ilk ve hâlâ en büyük şairinin şiirlerinden gözyaşını çıkarırsanız, onu, yani Yunus’u kaybedersiniz. Gelin onun yüreğimizin en derin hücrelerine nüfuz eden mısralarından sadece birkaçını okuyalım:
Aceb şu yerde var mola/Şöyle garib bencileyin/Bağrı başlı gözü yaşlı/ Şöyle garib bencileyin
Söyler dilim, ağlar gözüm/Gariblere göynür özüm
Taşdun yine deli gönül sular gibi çağlar mısın/Akdın yine kanlı yaşım yollarımı bağlar mısın?
Gözlerimin kanlı yaşı ırmak olur çağlar mısın?
Karlı dağların başında salkım salkım olan bulut/Saçın çözüp benim için yaşın yaşın ağlar mısın?
Yunus söyler sözü kan yaşıla doldu gözü/Bilmeyenler ne bilsin bizi bilenlere selâm olsun...
Gözyaşına bigâne olanlar, her hüznü, her gözyaşını samimiyet testine tabi tutarak hüküm verenler bizden, medeniyetimizden bibehre zavallılardır.
O zavallıların siyaset pazarının çığırtkanları olması, şu sıralar rayiçlerinin yüksek olması sizi yanıltmasın. Hele bunlardan biri var ki, onu türkçe tesmiye etmeyeceğim, layık olduğu vechile “zavallı arlekino” diyeceğim.
Adı Vur-al ya! Sağa saldırıyor, sola saldırıyor. Bu zavallının gözyaşıyla hiç tanışmadığından şüphe yok. Bu adam, hep yalakalık mahzenlerinde dolaşmış, yaltaklanmayı iş edinmiş, böylece milletvekili ve bir teşehhüd miktarı bakan bile olmuş. Daha ne olacak? Devlet (tabii Bahçelievler devleti) meddahlığı yapan, süfli bir milliyetçilik söylemi tutturan, partinin zaferi için her türlü çarpıtmayı, yamultmayı, sahteciliği mübah sayan bir arlekino.
Oturulup ciddi bir şey konuşulamaz onunla, milletin, vatanın yakıcı umumi hüzünleri üzerinde durulamaz.
Bu adam gözyaşını bilmez, gözyaşı dökenlerin kadrini bilmez.
Gözyaşı dökenlerin kadrini bilmeyenler, gerçekte bizi, özümüzü, binlerce yıllık asil hüznümüzü bilmez!
Ona, onun gibilere kızmayalım; acıyalım, onun için, onlar için gözyaşı dökelim...

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
"Şeriat İslam mı?" 5...
 
Hakk'a Teslim Olmayan, Tağut'a Tutsak Olur!...
 
Çok mu karmaşık, cari açık?...
 
SELAM
GIYBET...
 
Sayın Özkes, böyle oluyor CHP'nin imamı!...
 
Müslim ile Gayrimüslim Eşit Değildir....
 
Ak Parti İlçe Başkanı kaçırıldı... TIK YOK!...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
Hasan Karakaya Deniz Feneri sönünce... Depremzede kadın fahişe ol...
 
Abdurrahman Dilipak Bir başka açıdan 28 Şubat...
 
Ali Karahasanoğlu 8. ve 9. Ceza üyeleri de darbe soruşturmasına alınmalı!...
 
D.Mehmet Doğan Yunus Emre Ankaralı mı?...
 
Yener Dönmez "Amerika"nın yerinde "Hacıbektaş" olsaydı?...
 
Ahmet Varol Bugünden Tarihe Doğru...
 
Kenan Alpay Suriye Halkını Es Geçen 'Süper' Stratejiler...
 
Hüseyin Öztürk Begova Camii ve Ahmet Davutoğlu...
 
Serdar Demirel Hadislerde Kur'an hakem olsun...
 
Nusret Çiçek Bir zamanlar düzen karşıtı idiler...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:25
Yatsı
22:05
 
 BİR AYET
Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah’ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Al-i İmran Suresi 137. Ayet
 
 BİR HADİS
"Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!"
Müslim, Mukaddime 4
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.