Mehmet Emin Genç

Mehmet Emin Genç

Balyoz, yapanların başına indi!

Balyoz, yapanların başına indi!

Biliyorsunuz ki: Taraf, 2003'teki darbe iddiasını deşifre etti. Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan'ın başkanlığındaki bir cuntanın hazırladığı öne sürülen darbe planında, hayrete düşürecek ve kan donduracak eylemler yer alıyordu.

2002 yılının son günleriydi. 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yirmi iki yıl geçmiş, 28 Şubat 1997 post modern müdahalesinin hedefi olan siyasetçilerin bir bölümünün kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidara gelmişti. Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir grup bu sonuçtan çok rahatsızdı. Bu grup, 12 Eylül'deki Bayrak Harekâtı'nı birebir model alan çok kapsamlı bir darbe planı için düğmeye bastı ve yaptığı çalışmaya Balyoz Güvenlik Harekât Planı adını verdi.

AK Parti'nin 2002'de tek başına iktidar olmasından hemen sonra başlatılan darbe girişiminde; 29'u general 162 subayın katıldığı bir toplantıda kararlaştırıldığı ileri sürülen darbe planı 12 Eylül'ü model alırken, 2003 darbesinin Balyoz olarak isimlendirilmiş. Çarşaf ve Sakal gibi isimleri olan eylem planları, Fatih ve Beyazıt camilerinde kaos yaşatmayı hedeflerken, Hava Kuvvetleri'ne ait jetin Yunanistan açıklarında düşürülmesi, dolayısıyla AK Parti hükümetinin dış politikada aciz olduğu havası estirilecekti. Planda, darbeden sonra işbirliği yapılacak 137 gazetecinin ve tutuklanacak 36 gazetecinin isimleri bile belirlenmişti.

Balyoz, daha önce basına yansıyan Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven kod adlı darbe planlarından farklı olarak, icra sürecinin bütün aşamaları en ince ayrıntılarına kadar tasavvur edilmiş bir darbe planıydı. Bu planın her veçhesi bilgisayar ortamında belgelere dökülmüş durumda bulunuyordu. Darbe hazırlık toplantılarının ses kayıtları, bu toplantılara katılan üst rütbeli muvazzafların ellerinden çıkma notlar, "çok gizli" kaydı altındaki resmî harekât emirleri, sıkıyönetim ve darbe zeminini hazırlama amaçlı Çarşaf, Sakal, Suga ve Oraj kod adlı eylem planları, darbe sırasında gerçekleştirilecek gözaltı ve el koyma süreçleri ile darbe sonrasında uygulanacak hükümet programı bu belgelerde en ince ayrıntısına kadar yer alıyordu. Ayrıca, darbe sırasında görev alacak personel ve sorumlulukları, gözaltına alınacak gazetecilerin ve darbecilerin öngördüğü bakanlar kurulunun üyeleri de bir bir listelenmiş.

Taraf Balyoz Darbe Planı'nın 2002 sonunda başlayan ve 2003 martına kadar süren çalışmalarının, basılı haliyle toplam beş bin sayfayı aşan belgelerine ulaştı. Bu belgeler arasında, "ıslak" yazışmalar, pover point sunumları ve orijinal antetli askeri CD'ler vardı. Dönemin Birinci Ordu Komutam Orgeneral Çetin Doğan'ın, dönemin Harp Akademileri Komutanı Hava Orgeneral İbrahim Fırtına'nın ve Dönemin Donanma Komutanı Oramiral Özden Örnek'in imzasını taşıyan harekât planları ile Birinci Ordu Harekât Başkanı Kurmay Albay Süha Tanyeri'nin darbe hazırlıklarının konuşulduğu toplantıda aldığı özel notlar, darbe planının konuşulduğu kapsamlı bir toplananın kesintisiz ses kayıtları ve planın icra aşamasına geçtiğini gösteren çok kapsamlı fişleme tutanakları da bu belgeler arasında yer alıyordu.

Buna göre: Jandarma Yüzbaşı H.T. komutasındaki dokuz kişilik eylem timi, cep telefonu düzenekti patlayıcıyı cemaate en yakın ayakkabılığa yerleştirecek ve cuma namazının farzının kılınmasının ardından düğmeye basılacaktı. Bölgedeki ajanlar da provokasyon amacıyla harekete geçecekti. Beyazıt Camii'ne yönelik Sakal Eylem Planı'na göre tahrip düzeneği, bir çantaya yerleştirilecek ve şadırvanda unutulmuş görüntüsü ile bırakılacaktı. Jandarma Binbaşı H.Ö. komutasındaki tim, bombayı yine cuma günü, ezandan 10 dakika önce patlatacaktı. Eylemde özellikle yaralı sayısının fazla olması isteniyordu. Patlamadan sonra cami avlularında toplanan cemaatin caddeye taşması ve olayda kiralanacak araçların gerçek olmayan isimler üzerinden kiralanması isteniyordu.

Planda ismi geçenler arasında, Darbe Günlükleri'nin yazarı Özden Örnek, Hava Kuvvetleri eski Komutanı İbrahim Fırtına, Ergin Saygun, Süha Tanyeri, Nejat Bek, Hayri Güner, Şükrü Sarıışık ve Ergenekon sanığı Fikri Karadağ dikkat çekiyordu. Ayrıca planın icra bölümünde 134. Filo'nun Kadıköy ve Fatih'te iki gösteri yapması hedefleniyor: Gösterilerin yapıldığı gece, cübbeli ve sarıklı grupların Hava Müzesi'ni basması sağlansın deniyordu.

Planın devamında ise şu ayrıntılara yer verilmişti: "3'üncü ve 8' inci Ana Jet Üs Komutanlıkları başta olmak üzere tüm hava birlikleri nizamiyelerine şeriat isteyen gruplar tarafından saldırılar düzenlenecek, mülki amirlerin izinleri beklenmeden olaylara müdahale edilecek geçici süreler ile hava birlikleri etrafındaki bölgelerde sokaklarda, caddelerde ve çevre yolu ve karayollarında güvenlik bölgeleri oluşturularak denetim sağlanacak, arama yapılacak, şüpheli olduğu gerekçesi ile bazı şahıslar belli süreler alıkonulacaktı. Şiddet gösterenlere şiddetle cevap verilecek gerekli durumlarda silah kullanmaktan çekinmeyecekti."

"Hükümetin sıkıyönetim ilan etmesi sağlanıncaya kadar faaliyetlere aralıksız devam edilecektir. Meclisin sıkıyönetim ilan etmesi için gerekli oy oranı yakalanamazsa, Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) davetlisi olarak Ankara şehir merkezi üzerinde hava gösterileri yapılacak, TBMM'nin çalıştığı gün ve saatlerde meclis üzerinden çok alçak uçuşlar yapılmak sureti ile TSK'nin varlığı hissettirilecekti. Sıkıyönetim ilan edildikten sonra da, Ege ve Trakya'daki faaliyetler tedricen azaltılacak ve gerilim ihtiyaç nispetinde düşürülecekti. Özellikle İstanbul'daki sivil itaatsizliğe karşı Bandırma, Çorlu Meydanlarında 4'er uçak 24 saat hazırlık durumunda gösteri uçuşu ve gerçek atış yapabilecek şekilde yerde karışık yükle hazır bekletilecek, bu maksatla 162'nci Filo Komutanlığı'nın yarısı Çorlu Meydanı'na intikal ettirilecekti."

Kısaca; Milletin nice masraflarla okutup kendisine hizmet etsin diye “Peygamber Ocağı” olarak nitelendirdiği kurumda görev verdiklerinden ne yazık ki bazıları, içinden çıktığı Millete tuzak kurmaktan çekinmiyorlar. Kimini deniz altında patlatılacak bombayla kül etmeyi planlarken, kimini de camiye namaz kılmaya gitmişken, camiyi başına göçerterek ortadan kaldırmayı hesap ediyorlar. Sahte operasyonlarla can yakmayı mübah görüyorlar. Bu gözü dönmüşlüğü görünce, başka düşmana zaten gerek yoktur. En büyük tahrip edici darbe, yine kendi evlatları tarafından, hem de Peygamber Ocağı olarak bilinen kuruma çöreklenmiş bazı cuntacı, karanlık kişiler tarafından yapılabilecektir. Bu yaraya neşter vurmaktan daha elzem ne olabilir? Acilen tepeden tırnağa yeni bir anlayış ve kavrayışla işe koyulmak, siyasi iradenin ve aydınlarımızın tarihi görevidir.

Nitekim birkaç gün önce bu “Balyoz Darbe Planını” hazırlayanlar, yapılan bir gece yarısı operasyonu ile gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan büyük bir bölümü de tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kan donduran detaylarıyla ortaya dökülen bu millete kurulan tuzak çok şükür ki icra edilemeden, yapanların başına göçtü. Yani balyoz, kendi mimarlarının başını yaktı, kendi başlarına düşüverdi. Gerek Dünya basını ve gerekse Türk basını, olayı en ince detaylarına kadar Millete anlattı, açıkladı. Kısaca menfur plan böylece millete mal oldu.

Her zaman yaptığımız gibi, şu mübarek gün ve gecelerin hürmetine bir kez daha duaya yönelelim ve diyelim ki: Ya rabbi, sen bu necip Milleti her türlü iç ve dış düşmandan koru. Bu asil Millete kurulan melun tuzakları, yapanlarının başına geçir. Bu sabırlı Milleti sen her gözü dönmüşten muhafaza eyle. Dostumuzu ve düşmanımızı daha iyi tanımayı bizlere nasip eyle. Engin ilminden ve şaşmaz ferasetinden bizi mahrum eyleme. Bize acı, bizi affet ve bizi sensiz bırakma ya rabbi… Âmin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Emin Genç Arşivi