İşte Dış Politikada Gelinen Nokta
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, son günlerin en önemli konusunun ABD ve Rusya’nın Suriye konusunda yaptığı anlaşma olduğunu dile getirdi.
Kamalak, “Buna göre kuzeyde PYD güdümlü bir Kürt devleti, Şam ve Lazkiye’de bir Esad devleti, Suriye’nin kırsal kesiminde ise bir DAEŞ devleti kurulacaktır. Yani Suriye üçe bölünecektir” diye konuştu.
Bölgesel aktör olma iddiası bulunan iktidarın Suriye konusunda fikri bile sorulmuyor...
BOP hâlâ yürürlükte uygulanıyor
İslam coğrafyasının parçalanmasının amaçlandığını belirten Kamalak, “Büyük Ortadoğu Projesi ile Büyük İsrail’i kurma projesi adım adım uygulanmaktadır” ifadesini kullandı Bölgesel aktör olma iddiası bulunan iktidarın Suriye konusunda fikri bile sorulmayan bir figüran haline geldiğini belirtti.
Arap âlemiyle bağlantımız kesiliyor ama Türkiye görmezlikten geliniyor…
GÖRMEZDEN GELİNİYOR, YOK SAYILIYOR
“Bin yıllık kardeşimiz, yüz yıllık komşumuz Suriye ile sınırımız değişiyor, değiştiriliyor. Arap alemiyle bağlantımız kesiliyor” diyen Kamalak, “Ama Türkiye görmezlikten geliniyor, yok farz ediliyor. Dış politikada geldiğimiz son nokta maalesef budur” değerlendirmesinde bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin açıklamalar yaptı ve gazetecilerin soruları cevapladı. Saadet Partisi İstanbul İl Başkan yardımcılarından Ali İhsan Gündoğdu, Yaşar Kangel ve Mustafa Kaya’nın da katıldığı toplantıda gündemi değerlendiren Kamalak, Suriye’de yaşanan gelişmeleri örnek vererek dış politikayı eleştirdi. Suriye’nin üçe bölüneceğini söyleyen Kamalak, “Son günlerin en önemli konularından biri ABD ve Rusya’nın Suriye konusunda anlaşmasıdır.
Buna göre kuzeyde bir Kürt devleti, Şam ve Lazkiye civarında rejimin kontrolünde devlet, iç kırsal kesimde de DAEŞ kontrolünde bir devlet kurulacak. Yani Suriye 3’e bölünecek. Endişemiz odur ki, Suriye bölünüp parçalanırsa sıra Türkiye’ye gelecektir” dedi.
“BÖLÜNMÜŞ İSLAM COĞRAFYASI YİNE BÖLÜNÜYOR”
100 yıl önce imzalanan gizli anlaşma Sykes-Picot’un uygulanmak istendiğini belirten Kamalak, “Bundan 100 yıl önce Sykes-Picot anlaşmasıyla Suriye’yi bölme planı günümüzde açıkça gerçekleştiriliyor. 2016’da tam da bu anlaşmanın 100’üncü yılında bir İslam ülkesi daha küresel güçler tarafından pay ediliyor. Bölünmüş İslam coğrafyası yine bölünüyor. Büyük Ortadoğu Projesi’nin sahipleri, Irak’a barış ve özgürlük getirmek için girmişlerdi. Sonuç, 2 buçuk milyon insan öldürüldü ve parçalanmış bir ülke bıraktılar. Libya’ya özgürlük için geldiler ama 80 bin katledilmiş insan ve bölünmüş bir Libya kaldı geriye.
TÜRKİYE’NİN FİKRİNİ SORAN YOK
Dış politikada gelinen noktayı da değerlendiren Kamalak, ‘’Yangın bizim apartmanımızda ama Türkiye’nin fikrini dahi soran yok. Bin yıllık kardeşimiz, yüz yıllık komşumuz Suriye ile sınırımız değişiyor, değiştiriliyor. Arap alemi ile bağlantımız kesiliyor ama Türkiye yok farz ediliyor. Görmezlikten geliniyor. İşte dış politikada geldiğimiz maalesef son nokta budur.’’ dedi.
“ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINI HUKUKA GÖRE VERİR”
Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını hukuka göre verdiğini belirten Kamalak, “Her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Böyle bir süreçte devlet kurumlarının varlığını ve itibarını yıpratıcı açıklamalar devlete, yargıya, hukuka olan güveni sarsmaktan, toplumu daha da germekten bir işe yaramaz. Mahkemelerin kararları hoşumuza gitmeyebilir, hoşunuza gitmeyebilir. Zaten mahkemeler, hele hele Anayasa Mahkemesi kararlarını insanların gönlüne göre, keyfine göre değil, hukuka göre verir. Hukuka göre vermek mecburiyetindedir” ifadelerini kullandı.
Milli Gazete
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.