Baykal'dan ilginç açıklamalar

Baykal'dan ilginç açıklamalar
CHP lideri Deniz Baykal Parti Meclisi toplantısı öncesinde çok ilginç açıklamalarda bulundu.

Gündemdeki tartışmalarla ilgili değrelendirmelerde bulunan Baykal, şunları söyledi: 

Bir an bile tereddüt etmeden kendisine şifa dileğimi ilettim ve kapattık. Bende o kişinin telefonu yok. AKP'li eski milletvekilinin böyle bir girişim yapmasından ötürü bir şikayetim de yoktur. Tuzağa mı düşürüldüm de demiyorum. Bunları doğal karşılıyorum. Toplumun bu ilişkileri anlaması lazım. Farklı dünya görüşlerine sahip olabiliriz ama farklı değerlendirmek olmaz. Bir birimize şifa dilemesini bilmeliyiz. Televizyonda kendisini eglenceli bir program izler gibi zevkle izliyorum. Böyle bir insanla karşılaştığınız zaman neden sırtını döneceksin. Bu benim doğama aykırıdır. 

Herkese de bunu tavsiye ederim. 

TBMM'DEKİ OLAYLAR
Arınç'ın tutumu insani açıdan, nezaket açısından, anayasa açısından vahimdir. Bu çok kabul edilemez. Sakıncalı bir yaklaşımdır. Bunun bir an önce doğ u olarak kavranmasına ihtiyaç var. Özel ortama, o girilen oda bir ofis değildir. O insana tahsis edilmiş olan, kılığını kıyafetini değiştirebileceği, giyimini kuşamını yapabileceği bir mekandır. Böyle bir mekana üstelik bir hanımın mekanına, onun onayı olmadan, kapıyı hışımla kaptırıp içeri girerek çok kaba bir üslupla hitap etmesi, suçlaması kabul edilebilir bir olay mı? Yanlış ve sakıncalı bir davranış olmuştur. Bir an önce özür  dilemesine ihtiyaç vardır. 

Türkiye'deki kadın hareketleri buna nasıl sessiz kalıyorlar. Ortaya çıkıp bunu protesto etmeliler. Düzeltilmesi gerekir. Üslup yanlıştır, kendisini savunma tarzı yanlıştır. 

GATA'DAKİ SKANDALA SKANDAL SÖZLER
Bu konularda hepimize çok hassas davranma görevi düşüyor. Aile sorunlarını ve ilişkilerini siyasete yahsıtmaya, suçlama konusu ya da siyasetçiler tarafından gündeme getirmesini olumsuz değerlendirmişimdir. Bundan uzak durmamız  lazım. Hiç bir siyasetçi karşısındaki siyasetçiyi ailesiyle vurmaya, mahremine girmeye, hakkı yoktur. Özenle kaçınmamız lazım. Bu olay üzüntü vericidir. Bana öyle geliyor ki, o olay yaşandığı anda bu tepki hangi düzeyde kim tarafından ifade edildi bilmiyorum. O kurum yetkilisi kim bilmiyorum, ama bu bilgiyi aldıktan sonra doğrudan olaya müdahale ederek dönemin yetkililerine, böyle bir anlayışı gördüm diye söylemiş olsaydı, bana öyle geliyor ki, o zaman dahi bu konu üzüntü verici bir duruma ulaşmadan çözülebilirdi. Nitekim, yine o dönemde şimdiki Sayın Cumhurbaşkanı'nın eşinin oraya gittiği biliniyor. Demekki bir olayı çözmeyi istiyorsanız, o çerçevede öyapabileceğiniz şeyler vardır. Bütün bunlara sesini çıkarmayıp yıllar sonra gündeme taşımak uygun olmamıştır. Ama bu şikayet günümüzde bir gerilim konusu olmada çözülebiliyor. 

EMASYA'NIN KALDIRILMASI
Ucuz bir siyasi politikadır bu EMASYA'nın kaldırılması. Toplumumuzu rahatsız eden bir tatbikat ortaya çıkmamıştır. Hangi olay var. Böyle bir iddia yok. Toplumumuzu rahatsız eden bir tatbikata şahit olmadık. Bu konuda tepki gösterenlerin çoğu bilgi eksikliğinden ya da siyasi gösteri yapma ihtiyacıyla konuşuyorlar. Bu bakımdan bunu çok önemli saymıyorum. Kanundaki düzenlemeyi hayata geçirirken umarım böyle bir gerek hiç bir zaman ortaya çıkmaz. Polisin, emniyetin ve jandarmanın imkanlarının ötesinde bir tablo hiç bir zaman oluşmaz ama gerçekleşirse umarım gene TSK bu konuda o eksikti, bu belirsizdi diye bir tartışma yaşanmaz. Bu protokole gelen deneyimin altında Madımak'ta yaşanan aca gerçekler yatar. 

Bunun uygulanmasından ötürü bir kriz olmamıştır. Ama şimdi büyük bir heyecanla bir atılım olarak anlatıyorlar ama bize göre bu bir siyasi gösteridir. 

ARINÇ VE KADIN MİLLETVEKİLLERİ
Sayın Arıtman, Sayın Arınç'la geçmiş hesabını da bu vesile ile halletmeye çalışıyor. Önce Arıtman'la, sonra o zamanki DTP milletvekili Emine Ayna ile, şimdi de Güldal Mumcu ile siyasi ayırım gözetmeden böyle karşı karşıya gelip böyle kırıcı çekişmelerin tarafı haline gelmiş olması umarım bir rastlantıdan ibarettir.

TEKEL İŞÇİLERİNİN EYLEMİ
Tekel eylemi, her kesimden büyük ilgi ve destek görüyor. Bunun üzerinde iyi düşünmez lazım. Artık insanlar oradaki bu mücadeleyi saygı ile izliyor ve gönülden destekliyor. Haksızlıklar karşısında susmuş olmanın birikimini bu insanlara hak vererek ifade ediyorlar. Berberler kendileri bile sıkıntı içindeyken koşuyorlar, yardımcı oluyorlar. Bunun altında terörist dayanışması içinde aramak ancak Başbakan'ın düşüncesidir. Herkes onların kazanılmış haklarını kaybetmeme noktasında, mesleki güvencelerini kaybetmeme konusunda verdikleri mücadeleye destek veriyor. Başbakan bir an önce bu konuyu iyi niyetle çözmenin arayışına girmelidir. 

KENDİ SORDU, KENDİ CEVAPLADI
Anayasayı sormuyorsunuz, herkese haddi bildirilevcekti. HSYK bitirilecekti. Onu sormuyorsunus, onun yerine cüppeli geldi. Anlaşıldı ki anayasa değişmeden önce bu meclis değişmeli. Bu meclisle bir anayasa değişikliği yapmanın uygun olmadığı ortaya çıkmıştır. Dünkü manzaraya bakın yeter. O meclise önümüzdeki onyalları belirleyecek bir anayasa yapın der misiniz. Saldırı yapılacak ve böyle bir meclisin içinde, uyum içinde yaşayacağımız anayasa çıkacak. Bunun olmadığı iki gün önce bir kez daha ortaya çıktı. Bu meclisin anayasayı değiştirmeyi haketmiş bir meclis olmadığı ortaya çıkmıştır. 550 milletvekili var ama 608 tane fezleke var. Savcılarının elinin kolunun bağlandığı, vekillerin yargılanamadığı bir ortamda böyle bir meclise yargıyı sen belirle diyen bir anayasa değişikliği kabul edilebilir mi? Önce seçim. Uzlaşma diyorlar. HSYK'yı benim seçmeme izin verin diyor, uzlaşmak mümkün mü? Biz diyoruz ki, hayır şimdi ki etkin de çekilsin, yarın benim etkim de çekilsin. Siyaset elini çeksin diyor. Burada mı uzlaşacağız. Türk milleti sözünü çıkaralım diyor. Bu konuda mı uzlaşacağız. Böyle bir talebimiz yok. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.