Kürtleri kahreden acı gerçek!

Kürtleri kahreden acı gerçek!
Kürtlerin iradesine ipotek koyan BDP'lilerin çoğunun Kürtçe bilmediği, Müslüman Kürt halkının kutsal değerlerine düşmanlık beslediği gerçeği ortadayken, Başbakan Erdoğan kanayan yaraya çarpıcı bir örnekle parmak bastı...

Erdoğan, Kürtlerin temsilcisi olduğunu savunan BDP'lilerin Kürt olmadığına Genel Başkan Demirtaş'ı örnek vererek dikkat çekti...

Erdoğan'ın Diyarbakır mitingi dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı çarpıcı açıklamaların ilgili bölümü şöyle:

OSMAN BAYDEMİR TEHDİT EDİYOR

Başbakan, barajla ilgili kararında BDP'nin Meclis'e girmesinin engellendiği iddialarını reddederken çok ilginç ve çarpıcı bir söylem geliştirdi. Sözleri şöyle:

'BDP gelir, gelmez onun hesabında değilim. Zaten parlamentodalar. Ne yaptıkları ortada. Estek köstek dışında, kavga çıkarmanın dışında bir katkıları yok. Bunlar maalesef bir türlü parti olamadılar. Türkiye'nin partisi olamadılar. Sandığın üzerine çarpı koyuyorlar, milli iradenin üzerine çarpı atandan parti olur mu?

BDP'liler Kürtlerin tek temsilcisi olduklarını iddia ediyorlar, asla... Dün akşam Osman Baydemir'i dinledim. Bana göre bir tehdit. Her sandığa 4 temsilci koyacaklarını söyledi. Çetele tutacaklar. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına?'

BDP GENEL BAŞKANI SELAHATTİN DEMİRTAŞ KÜRT DEĞİL

Erdoğan sözü tekrar Kürtlerin siyasetteki temsili sorununa getirdi. Şaşırtıcı yorumlar yaptı:

'Selahattin Demirtaş... Sen önce bir Kürt ol bakalım. Sen Diyarbakırlı değilsin bir defa. Galip Ensarioğlu söyledi bunu. Akın Birdal, Niğdeli. Kürtlükle ne ilgisi var? Ufuk Uras aynı şekilde... Birçok şey şirazesinden çıkmış durumda. Oysa Türkiye bunları aşmış. Kız alıp vermiş. İngiltere-IRA, İspanya-ETA örnekleri ile karıştırmasınlar. Onlar apayrı. Çok yanlış düşünüyorlar. Yanlış yere kanalize oluyorlar. Dünyadan yanlış örnekler veriyorlar. Çok konuşmayayım ama bunun faturasını da öderler. Kendileri öderler.'

ERDOĞAN ASKERE SAHİP ÇIKTI

Sohbetin son bölümüne doğru sorular asker-sivil ilişkilerine yöneldi. Öncelikle İmralı'daki Öcalan'la görüşme tutanakları hakkında soru.

Erdoğan'ın yanıtı kısa:
'Bunların hiçbiri Başbakanlık'ta birikmez. MİT'tedir. Yoksa bugünlerde olduğu gibi elden ele dolaşır. Devlet ciddiyetinden bizleri uzaklaştırır.'

DİNLEME CİHAZLARI ECEVİT DÖNEMİNDE SİPARİŞ EDİLMİŞ



Ve askerle ilişkiler...
Taraf'tan Yıldıray Oğur'un soruları. Erdoğan'ın bence çok önemli açıklamaları ve değerlendirmeleri. Başbakan, askere sahip çıktı. Anlattıklarından anlıyorum ki, yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'le yaptığı görüşmeler de verimli geçmiş. İyi bir diyalog kurulmaya başlandığı belli. Türkiye adına sevindirici.

İşte Başbakan'ın 'yeni dönemin şifrelerini' de veren o değerlendirmeleri:
'Askerle ilgili olaylar, dinleme demeyelim de... Aslan Güner konusunda, 2006'da istihbaratın başında değil. Ecevit'in Başbakan olduğu dönemde, 2002'de siparişi verilmiş. 4 cihaz var. İkisi aktif, ikisi pasif. İkisi çalışmıyor yani. Yurtdışına dönük. İstedikleri başarıyı elde etmiş değiller. (Basını eleştiriyor) Tekdüze servis var. Kuşatılıyor. İster istemez Aslan Güner üzerinden TSK'yı yaralıyor. Ben başlığı atayım onlar cevap versin olmaz. Önceden sormak lazım. Askeriyenin cevap verebileceği konular var, veremeyeceği konular var. Bizimle ikili görüşmede anlatabilir de basına anlatamayabilir. Ben de bu nedir diye merak ettim, baktırdım. Bugün de Işık Paşa'yla konuştuk. Bilgilendirdi beni. 2002-2006 böyle bir şey var. Yenilenmesi, arıza giderilmesi var. O 2004'te. İllegal dinleme yapılmış mı yapılmamış mı o araştırılıyor.'

İsmail Küçükkaya/Akşam

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.