Erdoğan medyayla buluştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "demokratik açılım" çalışmaları kapsamında medya yöneticileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Erdoğan, "Biz medyanın bizim tarafımızı tutmasını istemiyoruz ama siyasi taraf haline gelerek birilerin psikolojik harekatının parçası olmasını da doğru bulmuyoruz" dedi.
Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisindeki toplantı saat 10.00'da başladı. Başbakan Erdoğan, salonda konukların ellerini tek tek sıktı ve bir süre sohbet etti.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve AK parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in de katıldığı toplantı, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasıyla başladı.
Erdoğan, 12 Eylüldeki halk oylamasıyla yürürlüğe giren Anayasa değişikliğinin hazırlık aşamalarında bu değişikliğin Türkiye için bir milat olacağını, Türkiye'de yeni bir dönemin, yeni bir sürecin başlayacağını ifade ettiklerini söyledi.
Erdoğan, 26 maddeden oluşan bu değişikliğin 1982 Anayasası üzerindeki gölgeleri tam olarak ortadan kaldırmadığını, Anayasa üzerindeki tartışmaları sona erdirmediğini dile getirerek, ''Ancak sizler de takdir edersiniz ki bu 26 maddelik değişiklik, 1982'den bu yana yapılan değişikler içinde çok müstesna bir yere sahiptir" dedi.
Sivil siyasetin, demokratik değişimin, vesayetçi anlayış ve statüko karşısında elde ettiği bu zaferin, bu başarının, Türkiye'de çok önemli bir zihniyet dönüşümünün gerçekleşmeye başladığına işaret ettiğini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
''Dün de ifade ettim, biz 12 Eylülde ortaya çıkan sonucun Türkiye haritasını farklı renklere boyadığına, farklı kutuplara savurduğuna asla inanmıyoruz. Tam tersine ortaya çıkan tablo Türkiye'nin demokratikleşme yolunda çok önemli bir mesafe kaydettiğini, demokrasiyi içselleştirdiğini, her sorunu demokrasi içinde çözme kültürünü artık kazandığını gösteriyor. İleri demokrasilerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri'nde başkanlık seçimlerinde Türkiye'dekine benzer bir tablo, benzer bir harita oluşmasına rağmen hiç kimse çıkıp da Amerika Birleşik Devletleri'nin bölündüğünü, karpuz gibi ikiye ayrıldığını, kutuplaştığını ifade etmiyor. Neticeyi çok küçük oy yüzdeleri belirlediği halde kimse kazanan iradeyi küçümsemiyor. Meşruiyetini, temsil kabiliyetini sorgulamıyor.''
''Milletimiz artık körü körüne değil bilinçli oy kullanıyor" diyen Erdoğan, "Türkiye, 12 Eylül ile birlikte yeni bir sayfa, temiz bir sayfa açmıştır. Kampanya sürecinde yaşananlar geride kalmıştır" diye konuştu.
Toplumdaki kaygıları gidermenin en az iktidar kadar muhalefetin sorumluluğunda olduğunu ifade eden Erdoğan, "12 Eylül gecesi tüm partilere çağrı yaparak yeni sayfa açalım dedik. Biz kapıları kapatan olmayacağız. Kapımız da gönlümüz de herkese açık olacak. Temenni ederim ki diğer partiler de bunu olgunlukla karşılar" dedi.
Bu noktada medyaya da büyük sorumluluk düştüğünü belirten Erdoğan, medyanın soğuk savaş parametreleriyle hareket etmesinin demokrasi adına eksiklik olacağını söyledi.
İktidar ile medyanın her konuda yüzde 100 mutabakat, uyum içinde olması beklenemeyeceğini belirten Erdoğan, medyanın kendilerine çıplak gerçekleri gösteren bir ayna olmasını hep arzuladıklarını kaydetti. Erdoğan, zaman zaman polemikleri olduğunu, bunların medyayı baskı altına almaya yönelik değil hakaretlere tepki taşıdığını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Biz medyanın bizim tarafımızı tutmasını istemiyoruz ama siyasi taraf haline gelerek birilerin psikolojik harekatının parçası olmasını da doğru bulmuyoruz. Medya elbette demokrasinin tarafı olacaktır, hukukun tarafı olacaktır, insani değerlerin, hak ve özgürlüklerin tarafı olacaktır. Bu değerler üzerinden bir medya mücadelesi verilmesini de siyaset yapmak olarak görmüyoruz, tam aksine saygı duyuyoruz, alkışlıyoruz, destekliyoruz. Özgürleri herkes kendisine yontmamalıdır. Medya demokrasiyle vardır. Demokrasi yoksa özgür medya da yoktur."
ÇÖZEMEYECEĞİMİZ SORUN YOK
Başbakan Erdoğan, ''Çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Türkiye olarak buna bugün artık her zamankinden daha fazla inanıyoruz. Bugün, sorunları aşmak noktasında her zamankinden daha fazla umutluyuz. Ekonomide, dış politikada, demokratikleşmede Türkiye'ye yaşattığımız başarılara yenilerini ekleyebiliriz. Türkiye, 8 yıl öncesine göre çok farklı bir yerde, inanın bu ivmeyle devam ederek 8 yıl sonra, 10 yıl sonra 2023 yılında, dünyanın ilk on ülkesi arasında yer alan bir Türkiye'yi görmek bir hayal değildir'' dedi.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.