Kılıçdaroğlu: Atalay'ın açıklamasını anlayamadım

Kılıçdaroğlu: Atalay'ın açıklamasını anlayamadım
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın demokratik açılım konusunda yürüttüğü görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamalar muhalefet tarafından yetersiz bulundu. CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, açıklamayı soyut olmakla itham etti. 

Kılıçdaroğlu, Meclis'te gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu, "İçişleri Bakanı Atalay'ın açıklamaları sizi tatmin etti mi?" şeklindeki bir soru üzerine, Atalay'ın bugün önemli açıklamalar yapacağını düşündüğünü ancak umduğunu bulamadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Konuşması bittikten sonra Sayın Bakan'ın bu basın toplantısını niye yaptığını ben anlamış değilim. En başta söylediklerini bugün yine tekrarladı. Sayın Bakan bir haftalık süre sonunda şöyle bir sonuca varmış; bir mutabakat var, anaların gözyaşları dinsin, kan akmasın, terör dursun. Sayın Bakan bunu yeni mi keşfediyor. Terör çıktığından bu yana terörün sonlandırılmasını herkes istiyor. Bu ülkede hiçbir annenin gözyaşı dökmemesini hepimiz istiyoruz. Sorun şu; biz bu sorunu nasıl çözeceğiz ? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, daha önce kurumlar arası mutabakatın sağlandığını söylemişti. Demek ki kurumlar arası mutabakat da sağlanmamış." şeklinde cevap verdi. 

Atalay'ın, muhalefetin eleştirilerini 'bölünme sendromu' olarak nitelendirmesinin hatırlatılmasını üzerine Kılıçdaroğlu, bu eleştirilere katılmadığını söyledi. "Ortada bir gerçek var. Bir terör örgütü var. Türkiye 30 yıldır bu terör olgusuyla karşı karşıya." diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Bunların temel hedefi Türkiye'den ayrılmak mı, evet. Peki ne sendromundan bahsediyoruz biz. Bir gerçek yok mu ortada ? Bütün bunlara rağmen biz CHP olarak bütün tarafların çok sorumlu davranmalarını, sağduyulu hareket etmelerini, sert bir tutum takınmamalarını söyledik. Şu ana kadar CHP dışında hiçbir siyasi partinin de net, açık ve seçik bir tutum sergilediğini görmüş değiliz. Bana söyler misiniz AK Parti'nin görüşü nedir, diğer partilerin görüşü nedir ? Kimse çıkıp 'bizim görüşümüz şudur' demiyor. Sayın Bakan, 'Kürtçe eğitim dili olmayacaktır, biz bunu söylemedik' diyor. Samimiyet yok. Şimdi kamuoyunda öyle bir beklenti yaratıldı ki bu sorun bundan sonra nasıl bir çözüm getirilirse getirilsin artık kendi içinde çözümsüzlüğe mahküm olan bir sorun haline geldi. Çünkü, herkesin beklentisi çok farklıdır. Kimisinin beklentisi Anayasa'nın değişmesiydi, sayın Bakan yok dedi. Kimisinin beklentisi eğitimdi, sayın Bakan yok dedi, eğitim dili Türkçedir' dedi. Kimisi, 'benim toprağım yok, bana toprak verin' dedi. Sayın Bakan'ın bu konuda hiç sesi soluğu çıkmadı. Toprak reformuyla ilgili hiçbir çalışmalarının olmadığını söyledi. Nedir bu çalışmalar biz de merak ediyoruz. Sorunun çözümüne yaklaşım tarzı yanlıştır. Bir sorun böyle yönetilirse sorun bizzat kendisi sorun olmaya devam eder."

CİHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.