D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Ramazan yetimi hatırlamaktır!

Ramazan yetimi hatırlamaktır!

“İnsan nisyan ile malûldür” der, eskiler. İnsan unutur! Unutmak insan hastalığıdır! Hayatın akışı, geçim gailesi, iş güç, çoluk çocuk derdi... Sırf bunlar değil unutma sebepleri. Nefsimizin bizi sürüklediği heva ve heves onlardan daha mühim bir unutmaya yol açar. Mal, para ve bunlara eklenen bitmez tükenmez hırslar, ihtiraslar. Dünyalının gözünü dünya doyurmaz! Unutma esasen bir kendini kaybetme halidir. İnsanın varlığını, âlemdeki yerini ve kul olarak mükellefiyetlerini unutması bir insanlık yitimidir. İnsan unutur, yani kendini yitirir. Bunun da farkına varmaz. “Ramazan” bir kelimelik kuvvetli bir hatırlatmadır. Bu tek kelimenin içinde o kadar çok şey vardır ki... Oruç ibadeti o kadar çok şeyi hatırlatır ki... Türkiye, dini bilgilenmenin dışına düşürüldüğü, dini hayatı kısıtlandığı zamanlarda kendini oruçla hatırladı. Buna “idrak etti” de diyebiliriz. “Diriltti” de... Bir uğurda aç kalmak. Nefsinin arzularını gün boyu geri çevirmek. Allah rızası için meşrû olan şeyleri bilerek terk etmek. Bu öyle bir hatırlatmadır ki, 11 ayın kaymış olan yörüngesi bu ayda yerine oturur. Ramazan hatırlatır: Varlığımızı, fâniliğimizi, insanlığımızı; velhasıl “ben”in ötesindeki şeyleri. Tok adam unutur, aç insan hatırlar! Ramazanda hissiyatımız gelişir, ruhiyatımız beslenir. Gövdemiz aç kalsa ne gam. Afrika’nın kıtlık ve açlıkla imtihanını ramazan olmasa idi bu kadar derinlemesine fark edemezdik. Ramazanı fark ettik, hatırladık; o da bize çok şey hatırlattı. Bunlardan biri de dünyanın başka ülkelerindeki açlar, yoksullar, yetimler... Yetimler... Ah o yetimler! Anasızlar, babasızlar; hem anasız hem babasız yavrular... Sevgili Peygamberimiz işaret parmağı ile orta parmağının arasını biraz açarak şöyle buyuruyor: “Ben ve yetimi kollayıp gözeten kimse cennette böylece beraber bulunacağız.” Peygamberimiz bizatihi bir yetim! Önce babasını, sonra anasını kaybetti. Ona “dürr-i yetim” denir. Yani, sedefin içinde büyük ve tek inci! Bu hız çağında, bu her türlü hercümercin insanı boğuntuya getirdiği, kendinden uzaklaştırdığı devirde, yetim kim, fakir kim ayırdedememenin rehavetine kendinizi kaptırabilirsiniz. Yoksulu görmek, yetimi gözetmek isteyen için bize yardımcı olacak hayır kurumlarımız var çok şükür. İnsani Yardım Vakfı (İHH) ile gazetemiz dünyadaki “savaş, açlık ve çeşitli felâketler”den dolayı “öksüz ve yetim” kalan milyonlarca çocuğa sahip çıkmak, onlardan birini veya birkaçını “himaye” etmemizi sağlamak maksadıyla hayırlı bir işe, bir mücahedeye girişti. Ramazan ayı aç kalma ayı değildir, rahmet ve bereket ayıdır. Kendini men etmek, vazgeçmek birinci safha. İkincisi, yapmak. Allah’ın rızasını kazanacak, varoluşumuza anlam katacak güzel şeyler yapmak. Yetimlerle ilgili hadiste dört sahih hadis kitabı ittifak ediyor: Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi... Dünyanın muhtelif ülkelerinde “öksüz ve yetim”lere “Koruyucu Aile” olabilirsiniz. Türkiye’nin ortalama refah seviyesine göre her ay vereceğiniz pek cüz’i bir meblağ, bir öksüze, bir yetime medar olabilir. Ramazandayız: Hatırlayın. Ramazan yetimi hatırlamaktır. İnsanlığınızı fark edin! Bir basamak daha çıkın, nefsinizi men etmekten ötesini yapın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi