Tasfiye Edilen İslamcılar
MÜSLÜMANLARIN ve İSLAMCILARIN büyük kısmı tasfiye edildi. İslamcılara hiç acımam, Müslüman olup da siyaset çukurlarına düşenlere de…
Müslüman siyaset yapmasın mı? Elbette yapabilir ama Müslümanca… Müslüman, gâvur ve münafık siyaseti yapamaz.
Müslüman şeytanî siyaset
yapamaz.
Siyasette vefanın olmadığı bir kere daha anlaşıldı.
Yağcılar yalakalar meddahlar cezalarını çeksin.
Bir kere yağcılık yaptın mı, bir daha kurtulman çok zordur.
Siyaset ateşten gömlektir. Bugün sizi yakar, yarın onları yakacaktır.
27 Mayıs darbesinden sonra merhum Adnan Menderes “Politika ateşten gömlekmiş” demişti. Keşke bunu iktidardan düşmeden önce söylemiş olsaydı.
Halkın siyasî sevgisine ve desteğine hiç ama hiç güvenilmez.
Adnan Menderes’in hayranı, seveni, aşığı, meftunu ne kadar çoktu.
İmralı adasında idam edildiğinde sevenlerinden cılız bir inilti bile
çıkmamıştı.
Siyaset rüzgarıyla uçup göklere yükselenler, rüzgarları kesilince paraşütsüz düşer, hezar pâre olur.
Salahaddin de melik olarak siyaset yapmıştı ama öldüğünde terekesinden cenaze masraflarına yetecek kadar parası çıkmamıştı.
Şeyh Şamil’in de siyaseti vardı. İslam Kur’an Sünnet Şeriat tarikat fütüvvet siyaseti… Öyle siyasette mağlub olup esir düşsen de galib sensin.
Siyaset külhanına girip de islenip kurumlanmayana aşk olsun.
Siyasete bir ceketle başlayıp, aradan uzun seneler geçtikten sonra eski bir ceketle bitirenlere hezar aferin.
Siyasetin ketegorileri vardır: İlahî vahy ve ilhamla siyaset yapan nebiler… Sıddiklerin siyaseti… Âdil İslam meliklerinin siyaseti… Zâlimlerin siyaseti… İnsî şeyâtinin siyaseti… Daha bitmedi… Deccalların kezzabların Nemrudların Fir’avunların Hâmanların Süfyanların siyaseti…
Hiç ehl-i Tevhidin siyaseti ile ‘abede-i sahte Mesihin siyaseti bir olur mu?
Mujica Mujica Mujica…
Kuds-i şerifi Haçlılardan geri alan Selahaddin’in siyaseti.
Kudüs’un anahtarlarını almaya giden Ömer Faruk’un yırtık gömleği…
Evet beyler hanımlar siyaset var, siyaset var…
Nur siyaseti var, nâr siyaseti var.
Rahmanî siyaset var, Tâğutî siyaset.
Makyavelin, Papa 6’ncı Aleksandr Bojiya’nin siyaseti.
Siyaset pek fırtınalı, pek çalkantılı bir denizdir, dalgalı rüzgarlı akıntılı. Suların hemen altında sivri uçlu kayalar… Gemi bunlara çarptı mı kaptanın da teknenin de işi bitiktir.
Dar boğazlardan kılavuz kaptansız geçilmez.
Titanic ilk seferinde batmıştı.
Herifin biri, -hâşâ- “Bu gemiyi Allah bile batıramaz” demişti.
Siyaset sefinesi… Siyaset kaptanları… Ambarda, denizden zahmetsiz su almak için teknede delik açmak isteyen çılgın yolcular.
Dehşetli fırtınada Davalaciro’nun azgın dalgalara karşı okuduğu tirad… Finten Finten Finten…
“Öyle bir şiddet-i tasmim ile çıktım ki yola, karşıma senk-i mezarım çıksa dönmem!..”
Ah mine’s-siyâse!..