Laf insanın gözüne söylenir
Laf insanın gözüne söylenir.
Bu sözü, TBMM Başkanı Cemil Çiçek; Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından bu yıl 4üncüsü düzenlenen geleneksel Birlikte Yaşama Ödüllerinde söyledi.
Ben de Ankara kırsalında sıkça dile gelen bir sözden kapı açayım. Sözünü süzde söyle, dokunmasın zülfü yare.
Birlikte Yaşama Ödüllerindeki diğer konuşmalar bu iki söz etrafında derlenip toparlandı.
Birlikte yaşayacaksak; lafı gözümüzle yüzümüzle buluşturmalıyız. Ancak o zaman anlaşabiliriz.
Evde, sokakta, işte, okulda velhasıl insanın girip çıktığı ve nefes alıp verdiği her yerde, birlikte yaşamanın gerekliliğini, Yüce Yaratıcının rızık ve ömür verme kudretinde aramalıyız.
.......................
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşilin;
-Her parçayı bütüne ait görmeyi başaramazsak; bütünün hakikatini anlamaktan mahrum kalırız dediği gibi, küçük hesapların üstesinden gelen büyük hesap gününün olduğunu unutursak, hayatı ve insanlığı yokluğa mahkûm etmiş oluruz.
Hayat, insanın kendi hakikatini aradığı bir yolculuktur. Bu aramayı pas geçersek nasıl yürüyebiliriz? Neyi konuşabiliriz? Neye kavuşabiliriz?
Hayat denilen bütünü bölüp parçalamanın, hayatın içindeki sesleri kısmanın, renkleri soldurmanın bugüne kadar kime ne faydası olmuştur?
Kimin acısı bir başkası için neşe ve mutluluk kaynağıdır? Belki geçici olarak neşe ve mutluluk duyanlar olabilir ama bir süre sonra onlar da pişman olacaklardır.
Kimsenin acısının kimseye derman olmadığı, insanlık tarihiyle başlayan ve bugüne kadar da değişmeyen bir gerçektir.
Maalesef feryatlardan, çığlıklardan ve kavgalardan zevk alınır hale gelindi. Şikâyet yerine kendi içimize bakmalı, iç kayıtlarımıza dönüp hepimiz kendimizi sorgulamalıyız.
.....................
Talihsiz zamanlardan miras kalan sevgi yoksunluğunu, nefret yorgunluğunu ötekileştirerek üzerimizden atamayız.
Kimseyi suçlamadan öncelikle kendimizle yüzleşmeli, sözü aynaya bakarak, kendi gözümüze söylemeliyiz.
Olup bitene yabancılaşarak, unutarak veya oh diyerek ya da vah diyerek insan olamayız.
Yeryüzü Cenab-ı Hak tarafından hepimize emin bir yurt kılınmıştır. Mahşer günü için de yerin altı emin kılınmıştır.
.........................
Fethi Gemuhluoğlunun dediği gibi insanla, hayvanla, ormanla, suyla, dağla, ağaçla, havayla dost olmadan insan olamayız.
Yine unuttuğumuz bir geleneğimiz vardır. Eskiler birbirlerini uzun zaman görmeyi ihmal edince; Bir dostluk kaldı diye sitem ederlerdi.
Aklı akılla buluşturalım, kalbi kalple. Ortak hayallere ihtiyacımız var. Günümüz insanının en çok ihtiyaç duyduğu şey dostluk, bu yolda yürümeli ve dostluklar kurmalıyız.
Bir başkasını iyileştirirken iyileşebiliriz ancak. Bir başkasının ruhundakini hissederken hissedebiliriz varlığımızı. Bir başkasını dinlerken öğrenebiliriz kendi hakikatimizi.
Benliğin bizlikte eritildiği, tek başına yaşamanın, tek başına yaşlanmanın ayıp sayıldığı bu topraklarda, yeniden birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz.
Osmanlı medeniyeti bunu altıyüz sene tatbik etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.